Özgürlük Yolcusunun Günlüğü;Hicaz Eşiğinde

Açıklama

Bir yolculuk bazen kilometrelerle değil, insanın kendi içine attığı adımlarla ölçülür… Özgürlük Yolcusunun Günlüğü, okuyucusunu Medine ve Mekke'nin kutsal ikliminde başlayan, fakat insan ruhunun derinliklerine uzanan sıra dışı bir yolculuğa davet ediyor. Yazar, Hicaz topraklarında geçirdiği günleri yalnızca bir hac ve umre hatırası olarak anlatmıyor; özgürlük, adalet, aşk, kardeşlik, teslimiyet ve insanlık üzerine güçlü sorgulamalara dönüştürüyor. Mescid-i Nebevî'nin huzurlu avlularından Uhud'un sessiz kayalıklarına, Kuba'dan Arafat'a uzanan bu günlük; okuyucuyu tarihin izleri arasında dolaştırırken günümüz insanının ruhsal yalnızlığı, güç tutkusu, tüketim bağımlılığı ve özgürlük arayışı üzerine düşünmeye çağırıyor. Sayfalar ilerledikçe Medine sadece bir şehir olmaktan çıkıyor; adaletin, merhametin ve insan onurunun sembolüne dönüşüyor. Mekke ise insanın kendi putlarıyla yüzleştiği büyük bir hesaplaşma meydanı hâline geliyor. Bu eser, bir gezi kitabı olduğu kadar bir gönül günlüğü; bir hatırat olduğu kadar özgürlüğün anlamına dair bir tefekkür çağrısıdır. Kutsal toprakların manevi atmosferinde kaleme alınan satırlar, okuyucuyu yalnızca Hicaz'ın yollarında değil, kendi kalbinin derinliklerinde de yürümeye davet ediyor. Çünkü gerçek yolculuk, insanın kendisini bulduğu yolculuktur. Ve gerçek özgürlük, yalnızca Allah'a kul olabilenlerin ulaşabildiği sonsuz ufukta saklıdır.
%20
150,00TL
120,00TL
Kazancınız : 30,00TL

Ortalama Temin süresi 5 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786258724899
Boyut
:
135-210-
Sayfa Sayısı
:
103
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2026-06-19
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786258724899
3587614
Özgürlük Yolcusunun Günlüğü;Hicaz Eşiğinde
Özgürlük Yolcusunun Günlüğü;Hicaz Eşiğinde
120
Bir yolculuk bazen kilometrelerle değil, insanın kendi içine attığı adımlarla ölçülür… Özgürlük Yolcusunun Günlüğü, okuyucusunu Medine ve Mekke'nin kutsal ikliminde başlayan, fakat insan ruhunun derinliklerine uzanan sıra dışı bir yolculuğa davet ediyor. Yazar, Hicaz topraklarında geçirdiği günleri yalnızca bir hac ve umre hatırası olarak anlatmıyor; özgürlük, adalet, aşk, kardeşlik, teslimiyet ve insanlık üzerine güçlü sorgulamalara dönüştürüyor. Mescid-i Nebevî'nin huzurlu avlularından Uhud'un sessiz kayalıklarına, Kuba'dan Arafat'a uzanan bu günlük; okuyucuyu tarihin izleri arasında dolaştırırken günümüz insanının ruhsal yalnızlığı, güç tutkusu, tüketim bağımlılığı ve özgürlük arayışı üzerine düşünmeye çağırıyor. Sayfalar ilerledikçe Medine sadece bir şehir olmaktan çıkıyor; adaletin, merhametin ve insan onurunun sembolüne dönüşüyor. Mekke ise insanın kendi putlarıyla yüzleştiği büyük bir hesaplaşma meydanı hâline geliyor. Bu eser, bir gezi kitabı olduğu kadar bir gönül günlüğü; bir hatırat olduğu kadar özgürlüğün anlamına dair bir tefekkür çağrısıdır. Kutsal toprakların manevi atmosferinde kaleme alınan satırlar, okuyucuyu yalnızca Hicaz'ın yollarında değil, kendi kalbinin derinliklerinde de yürümeye davet ediyor. Çünkü gerçek yolculuk, insanın kendisini bulduğu yolculuktur. Ve gerçek özgürlük, yalnızca Allah'a kul olabilenlerin ulaşabildiği sonsuz ufukta saklıdır.
Kapat