Bir Sükutun Sosyolojisi;Kırtas: Peygamber’i Susturmak Mı?

Açıklama

Kırtâs Vakası; Hz. Peygamber (s.a.a)'in vefat öncesi kalem defter isteğiyle, yazma arzusunun rededilişi ve derin sukutudur. Hastalık döşeğinde uzanan bir el, istenen bir kalem ve kâğıda hiç dokunmayan bir mürekkep... İşte bu olay, tarihin hafızasında bir boşluk, bir akmayan damla ve asırlar boyu sayfaları dolduracak binlerce ihtilaflı satırın doğurgan rahmi olur (ya da "doğurgan boşluk"). Eserin net kanıtlarına göre; Kırtâs'ta yazılamayan o boşluk, ne “doğal”dı, ne de “normal”. Binlerce yıllık “kabilevî iktidar” (Kureyş), açıkça Yüce Peygamber(s.a.a.)'in siyasî iradesine -gider ayak- karşı çıkmaktaydı. Aslında tarihin büyük depremleri, görünen anlarda değil, (Kırtâs gibi) görünmeyen derin çatlaklarda başlar. O gün hiçbir şey olmadı sanıldı, oysa her şey o gün oldu, sadece görünmeden. Esere göre, ‘Kırtâs'a tekrar geri dönmeli; “sansürlediğimiz siyasi ilkeler”i aramalıyız. Bunu yaparken de inadımızı tetikleyen mezhep ve fırkaları değil, sadece “çapraz okumalar” ile açığa çıkan, kanıtları düşünmeliyiz. “Gerçekliğin yükü” çok ağır olduğundan, eldeki kitap bir manada, "İslâm rivayet tarihi"nden modern "eleştirel sosyolojik tarih"e (Frankfurt Sosyoloji Okulu misali) geçişin bir tür manifestosu tarzında. … Eser, akademik kuruluktansa, -bilerek- “Varoluşçu” estetik yazım üslubunu yeğliyor.
%35
350,00TL
227,50TL
Kazancınız : 122,50TL

Ortalama Temin süresi 3 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786259265643
Boyut
:
135-210-0
Sayfa Sayısı
:
226
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2026-08-01
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786259265643
3635271
Bir Sükutun Sosyolojisi;Kırtas: Peygamber’i Susturmak Mı?
Bir Sükutun Sosyolojisi;Kırtas: Peygamber’i Susturmak Mı?
227.5
Kırtâs Vakası; Hz. Peygamber (s.a.a)'in vefat öncesi kalem defter isteğiyle, yazma arzusunun rededilişi ve derin sukutudur. Hastalık döşeğinde uzanan bir el, istenen bir kalem ve kâğıda hiç dokunmayan bir mürekkep... İşte bu olay, tarihin hafızasında bir boşluk, bir akmayan damla ve asırlar boyu sayfaları dolduracak binlerce ihtilaflı satırın doğurgan rahmi olur (ya da "doğurgan boşluk"). Eserin net kanıtlarına göre; Kırtâs'ta yazılamayan o boşluk, ne “doğal”dı, ne de “normal”. Binlerce yıllık “kabilevî iktidar” (Kureyş), açıkça Yüce Peygamber(s.a.a.)'in siyasî iradesine -gider ayak- karşı çıkmaktaydı. Aslında tarihin büyük depremleri, görünen anlarda değil, (Kırtâs gibi) görünmeyen derin çatlaklarda başlar. O gün hiçbir şey olmadı sanıldı, oysa her şey o gün oldu, sadece görünmeden. Esere göre, ‘Kırtâs'a tekrar geri dönmeli; “sansürlediğimiz siyasi ilkeler”i aramalıyız. Bunu yaparken de inadımızı tetikleyen mezhep ve fırkaları değil, sadece “çapraz okumalar” ile açığa çıkan, kanıtları düşünmeliyiz. “Gerçekliğin yükü” çok ağır olduğundan, eldeki kitap bir manada, "İslâm rivayet tarihi"nden modern "eleştirel sosyolojik tarih"e (Frankfurt Sosyoloji Okulu misali) geçişin bir tür manifestosu tarzında. … Eser, akademik kuruluktansa, -bilerek- “Varoluşçu” estetik yazım üslubunu yeğliyor.
Kapat