Tütün İçmenin Hükmü ve Oruçlunun Tütün İçmekten Men Edilmesi

Açıklama

Elinizdeki bu eser, tütünün şer'î statüsünü tarafsız ve ilmî bir süzgeçten geçirerek okura sunuyor. Leknevî (r.a.); tütünün kat'î naslarla harâm kılınmadığını açıkça ortaya koymakla birlikte, onun saf ve basit bir mübâh olmadığının da altını çiziyor. Eser boyunca tütünün, kerâhiye-i tenzîhiye ile kerâhiye-i tahrîmiye arasında, mekrûh dairenin hassas çizgisinde yer aldığı delilleriyle tahlil edilirken; Leknevî (r.a.), bu iki hükümden hangisinin kesin olarak tercih edilmesi gerektiği hususunda ilmî bir tevakkuf ile duruşunu sergiliyor.
Tam da bu noktada müellif, meselenin fıkhî ağırlığını şu çarpıcı tespit ve kaideyle ortaya koymaktadır: Leknevî'ye göre tenzîhen mekrûh, sağîra (küçük günah) ve ısrarla işlenmesi hâlinde sahibini kebîreye (büyük günaha) sürükleyen bir fiildir. Tahrîmen mekrûh ise bizzat büyük günah hükmündedir. Dolayısıyla, hangi mekrûh derecesi esas alınırsa alınsın, tütün tüketiminin kişiyi kaçınılmaz olarak günahkâr kılacağı gerçeği eserde net bir biçimde vurgulanıyor.
Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de meselenin ibâdet hayatımızla olan ilişkisi. Leknevî (r.a.), tütün kullanımının yalnızca orucu bozmakla kalmayıp, aynı zamanda kefâreti de gerektireceğini ispat eden fıkhî hükümleri derinlemesine inceliyor.
%60
350,00TL
140,00TL
Kazancınız : 210,00TL

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786258625585
Boyut
:
135-210-
Sayfa Sayısı
:
168
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2026-08
Çeviren
:
Resul Dalgın
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
2.Hamur
Dili
:
Türkçe
9786258625585
3832611
Tütün İçmenin Hükmü ve Oruçlunun Tütün İçmekten Men Edilmesi
Tütün İçmenin Hükmü ve Oruçlunun Tütün İçmekten Men Edilmesi
140
Elinizdeki bu eser, tütünün şer'î statüsünü tarafsız ve ilmî bir süzgeçten geçirerek okura sunuyor. Leknevî (r.a.); tütünün kat'î naslarla harâm kılınmadığını açıkça ortaya koymakla birlikte, onun saf ve basit bir mübâh olmadığının da altını çiziyor. Eser boyunca tütünün, kerâhiye-i tenzîhiye ile kerâhiye-i tahrîmiye arasında, mekrûh dairenin hassas çizgisinde yer aldığı delilleriyle tahlil edilirken; Leknevî (r.a.), bu iki hükümden hangisinin kesin olarak tercih edilmesi gerektiği hususunda ilmî bir tevakkuf ile duruşunu sergiliyor.
Tam da bu noktada müellif, meselenin fıkhî ağırlığını şu çarpıcı tespit ve kaideyle ortaya koymaktadır: Leknevî'ye göre tenzîhen mekrûh, sağîra (küçük günah) ve ısrarla işlenmesi hâlinde sahibini kebîreye (büyük günaha) sürükleyen bir fiildir. Tahrîmen mekrûh ise bizzat büyük günah hükmündedir. Dolayısıyla, hangi mekrûh derecesi esas alınırsa alınsın, tütün tüketiminin kişiyi kaçınılmaz olarak günahkâr kılacağı gerçeği eserde net bir biçimde vurgulanıyor.
Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de meselenin ibâdet hayatımızla olan ilişkisi. Leknevî (r.a.), tütün kullanımının yalnızca orucu bozmakla kalmayıp, aynı zamanda kefâreti de gerektireceğini ispat eden fıkhî hükümleri derinlemesine inceliyor.
Kapat