Tamir Görmüş Aşk
Açıklama
Her ne zaman kendinden aşağı bakmak, çocuklarını, torunlarını görmek istedi; her seferinde dikleşmiş buldu kendisini. İstese de belini bükemiyor, eğilemiyordu. Zaten yavruları da ona özenmiş; burun dikmiş, baş kaldırmışlardı. Onu gören her Ademoğlu, gördüğü bu yüce yığının içini bilmiyordu. Ancak kendi bulutundan gelen yağmur suyuna bile sahip çıkamayan, üstünden akarak kendisini terk etmesine engel olamayan koca bir güçsüzlük olduğunu görüyor, biliyordu. Kendi dumanıyla boğulmak, hürül hürül esen rüzgâr sahibi iken soluk alamamak ne demek, ona sormalı idi. O biliyordu. Ona bakanlar başının üstündeki buz olmuş karı görünce haziran sıcağında bile üşüdü de o gene kendinden geçmeye razı olmadı. Bir zaman sonra istese de bazı şeyler değişmiyor, kemikleşiyordu demek. Dumanı bile ondan müştekî ve uzaklaşmak isteyen bir iğreti idi de ilk fırsatta rüzgârdan atına binip uçuveriyordu.
Bir gün kulağına eğilip fısıldamışlar:
- O basacak üstüne; omzunda K. Yeşil'i taşıyacaksın, demişler.
O zaman benliğinden geçmiş.
Sahra olmuş.
Bir gün kulağına eğilip fısıldamışlar:
- O basacak üstüne; omzunda K. Yeşil'i taşıyacaksın, demişler.
O zaman benliğinden geçmiş.
Sahra olmuş.
Kitap Ayrıntıları
Stok Kodu
:
9789753555630
Boyut
:
135-210-0
Sayfa Sayısı
:
128
Basım Yeri
:
İstanbul
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2004-01
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
2.Hamur
Dili
:
Türkçe
9789753555630
3752772
https://www.benlikitap.com/urun/tamir-gormus-ask
Tamir Görmüş Aşk
6.69
Her ne zaman kendinden aşağı bakmak, çocuklarını, torunlarını görmek istedi; her seferinde dikleşmiş buldu kendisini. İstese de belini bükemiyor, eğilemiyordu. Zaten yavruları da ona özenmiş; burun dikmiş, baş kaldırmışlardı. Onu gören her Ademoğlu, gördüğü bu yüce yığının içini bilmiyordu. Ancak kendi bulutundan gelen yağmur suyuna bile sahip çıkamayan, üstünden akarak kendisini terk etmesine engel olamayan koca bir güçsüzlük olduğunu görüyor, biliyordu. Kendi dumanıyla boğulmak, hürül hürül esen rüzgâr sahibi iken soluk alamamak ne demek, ona sormalı idi. O biliyordu. Ona bakanlar başının üstündeki buz olmuş karı görünce haziran sıcağında bile üşüdü de o gene kendinden geçmeye razı olmadı. Bir zaman sonra istese de bazı şeyler değişmiyor, kemikleşiyordu demek. Dumanı bile ondan müştekî ve uzaklaşmak isteyen bir iğreti idi de ilk fırsatta rüzgârdan atına binip uçuveriyordu.
Bir gün kulağına eğilip fısıldamışlar:
- O basacak üstüne; omzunda K. Yeşil'i taşıyacaksın, demişler.
O zaman benliğinden geçmiş.
Sahra olmuş.
Bir gün kulağına eğilip fısıldamışlar:
- O basacak üstüne; omzunda K. Yeşil'i taşıyacaksın, demişler.
O zaman benliğinden geçmiş.
Sahra olmuş.
- Taksit Seçenekleri
- Tüm KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim6,696,69
- Yorumlar
- Yorum yazBu Kitabı Henüz Kimse Yorumlamamış.
