Şehir Sünnettir

Açıklama

Şehir Sünnettir kitabı şehir yerleşmesinin insanlığın en başında Hz. Âdem ile gerçekleştiği düşüncesinden hareket etmektedir. Kentler şehirlerin yozlaşmasıyla ortaya çıkmıştır. Medeniyetin inşa ettiği "şehir" ile uygarlığın belirdiği "kent" arasında çatışma bulunmaktadır. Böyle bir yaklaşım kent karşıtı duruşunu kırsala yönelten düşüncelerden kopmaktadır. "Şehir sünnettir" tezi uygarlık-medeniyet kavramlarının tefrik edilmesini de zarurî görmektedir. Bu paradigmada uygarlık bir tekno-bilimsel egemenlik sistemi olarak değerlendirilmektedir. Kur'an geçmiş tüm uygarlıklarda insan emeğinin sistematik olarak sömürüldüğünü servetin belli ellerde yığıldığını işaret etmektedir. Uygarlıkların temel niteliğinin "ekini ve nesili bozmak" olduğu beyanına dayanan "şehir sünnettir" paradigması medeniyeti ise ekini ve nesli koruyan Allah için açları ve yoksulu doyuran ahlâkî topluluk tasavvuru olarak ele almaktadır. Kitaptaki tez yeryüzü tarihini nübüvvet tarihi ekseninde okumaktadır. Hz. Âdem'den beri gelen İslâm milletinin bir medeniyet yürüyüşü bulunmaktadır. Müslümanlar uygarlığın mirasçısı değildir. Bu anlamda kitap sünnetin şehir kurmak meselesiyle bağını esas almakta "kent içinde sünneti yaşayan Müslüman" algısına eleştirel nazarla yaklaşmaktadır.
%25
350,00TL
262,50TL
Kazancınız : 87,50TL

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786058029354
Boyut
:
135-210-0
Sayfa Sayısı
:
384
Basım Yeri
:
İstanbul
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2020-08
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786058029354
3832573
Şehir Sünnettir
Şehir Sünnettir
262.5
Şehir Sünnettir kitabı şehir yerleşmesinin insanlığın en başında Hz. Âdem ile gerçekleştiği düşüncesinden hareket etmektedir. Kentler şehirlerin yozlaşmasıyla ortaya çıkmıştır. Medeniyetin inşa ettiği "şehir" ile uygarlığın belirdiği "kent" arasında çatışma bulunmaktadır. Böyle bir yaklaşım kent karşıtı duruşunu kırsala yönelten düşüncelerden kopmaktadır. "Şehir sünnettir" tezi uygarlık-medeniyet kavramlarının tefrik edilmesini de zarurî görmektedir. Bu paradigmada uygarlık bir tekno-bilimsel egemenlik sistemi olarak değerlendirilmektedir. Kur'an geçmiş tüm uygarlıklarda insan emeğinin sistematik olarak sömürüldüğünü servetin belli ellerde yığıldığını işaret etmektedir. Uygarlıkların temel niteliğinin "ekini ve nesili bozmak" olduğu beyanına dayanan "şehir sünnettir" paradigması medeniyeti ise ekini ve nesli koruyan Allah için açları ve yoksulu doyuran ahlâkî topluluk tasavvuru olarak ele almaktadır. Kitaptaki tez yeryüzü tarihini nübüvvet tarihi ekseninde okumaktadır. Hz. Âdem'den beri gelen İslâm milletinin bir medeniyet yürüyüşü bulunmaktadır. Müslümanlar uygarlığın mirasçısı değildir. Bu anlamda kitap sünnetin şehir kurmak meselesiyle bağını esas almakta "kent içinde sünneti yaşayan Müslüman" algısına eleştirel nazarla yaklaşmaktadır.
Kapat