Osmanlı´nın Hazanında Gazel Dökümü; Modern Türk Şiirini ArarkenModern Türk Şiirini Ararken

Açıklama

Şiir uzun ve serüvenli bir yolculuktur; lâkin, bazen yolculuk olduğu farkedilmez, bazen de ne kadar uzun sürdüğü... Kimi zaman maceraları anlaşılmaz, kimi zaman da varılmak istenen menzile ulaşıldığı... Klâsik Osmanlı şiirinin sergüzeşti, Topkapı Sarayı'nın cümle kapısı önünden başlar. Dîvanyolu'ndan âheste-beste bir yürüyüşle Haliç'e kadar gelişi üç asrı bulan şiir, Azapkapısı kıyılarında şöyle bir soluklanır. Karşıya geçmek için üççifte kayık aramakla oyalanırken cisr-i cedid de tamamlanıvermiştir. Dört asır boyu Pera'ya çıkmak ihtiyacı duymayan Osmanlı, artık oraya ulaşımın en kolay yolunu aramakta ise, şiirin de bu kestirme yolları kullanma hakkı kendiliğinden doğmuş demektir. Elinizdeki kitap, işte bu cevelânın iki menzil arasını anlatıyor. Yolculuğunu Haliç sahillerinden aktarmaya başladığı şiiri, Unkapanı yokuşunu kan-ter içinde tırmanırken yalnız bırakacak. "Koca bir seyahatin ne de küçük parçası!" demeyin; zîrâ, şiirin bu iki nokta arasını katetmesi bile iki asrı buldu ve şu koca kitabı doldurdu. Ötesini varın siz düşünün.
%30
795,00TL
556,50TL
Kazancınız : 238,50TL

Ortalama Temin süresi 5 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9789758988778
Boyut
:
0-0-0
Sayfa Sayısı
:
432
Basım Yeri
:
Ankara
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2006-10-01
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
2.Hamur
Dili
:
Türkçe
9789758988778
23493
Osmanlı´nın Hazanında Gazel Dökümü; Modern Türk Şiirini Ararken
Osmanlı´nın Hazanında Gazel Dökümü; Modern Türk Şiirini Ararken Modern Türk Şiirini Ararken
556.5
Şiir uzun ve serüvenli bir yolculuktur; lâkin, bazen yolculuk olduğu farkedilmez, bazen de ne kadar uzun sürdüğü... Kimi zaman maceraları anlaşılmaz, kimi zaman da varılmak istenen menzile ulaşıldığı... Klâsik Osmanlı şiirinin sergüzeşti, Topkapı Sarayı'nın cümle kapısı önünden başlar. Dîvanyolu'ndan âheste-beste bir yürüyüşle Haliç'e kadar gelişi üç asrı bulan şiir, Azapkapısı kıyılarında şöyle bir soluklanır. Karşıya geçmek için üççifte kayık aramakla oyalanırken cisr-i cedid de tamamlanıvermiştir. Dört asır boyu Pera'ya çıkmak ihtiyacı duymayan Osmanlı, artık oraya ulaşımın en kolay yolunu aramakta ise, şiirin de bu kestirme yolları kullanma hakkı kendiliğinden doğmuş demektir. Elinizdeki kitap, işte bu cevelânın iki menzil arasını anlatıyor. Yolculuğunu Haliç sahillerinden aktarmaya başladığı şiiri, Unkapanı yokuşunu kan-ter içinde tırmanırken yalnız bırakacak. "Koca bir seyahatin ne de küçük parçası!" demeyin; zîrâ, şiirin bu iki nokta arasını katetmesi bile iki asrı buldu ve şu koca kitabı doldurdu. Ötesini varın siz düşünün.
Kapat