Osmanlı İmparatorluğu’nda Yollara Düşenler;Zanaatkârlar, Köylüler, Tacirler, Sığınmacılar, Elçiler, 16.-18. Yüzyıllar

Açıklama

Osmanlı zanaatkârı gerçekten yerleşik miydi? Yoksa yollar da en az atölyeler kadar onun mekânı mıydı? Uzun yıllar boyunca Osmanlı tebaasının, özellikle de köylülerin ve zanaatkârların yerlerinden kıpırdayamadığı, seyahatin yalnızca askerî sınıfla yöneticilere mahsus bir ayrıcalık olduğu varsayıldı. Zira köylülerin yaşadıkları yerlerden ayrılmadan önce yerel yöneticilerinden izin almaları gerekiyordu. Ancak Suraiya Faroqhi'nin arşiv kaynaklarına dayalı elinizdeki titiz ve kapsamlı çalışması, bu yerleşik kanaati kökünden sarsıyor. Hacca gitmek isteyenler, ustalarının elinden kaçan köleler, yeni iş olanakları arayanlar... Osmanlı coğrafyasında insanlar sandığımızdan çok daha hareketliydi. En çok da zanaatkârlar; kimi zaman kendi rızalarıyla, kimi zaman devletin ihtiyaçları doğrultusunda İstanbul'a veya uzak eyaletlere doğru yollara düşüyorlardı. Bu kitapta Faroqhi, Osmanlı dünyasında emek ve mekân ilişkisini yeniden düşünmeye davet ediyor. Kimler seyahat ediyordu, kimler yerinde kalıyordu? Bu hareketlilik ne zaman zorunlu, ne zaman gönüllüydü? Ve her şeyden önemlisi: Osmanlı yönetimi, tebaasının hareketini gerçekten denetleyebiliyor muydu?
%25
499,00TL
374,25TL
Kazancınız : 124,75TL

Satış adedi : 1
Ortalama Temin süresi 5 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786255888525
Boyut
:
135-210-
Sayfa Sayısı
:
448
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2025-07-04
Çeviren
:
Zülal Kılıç
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786255888525
3092181
Osmanlı İmparatorluğu’nda Yollara Düşenler;Zanaatkârlar, Köylüler, Tacirler, Sığınmacılar, Elçiler, 16.-18. Yüzyıllar
Osmanlı İmparatorluğu’nda Yollara Düşenler;Zanaatkârlar, Köylüler, Tacirler, Sığınmacılar, Elçiler, 16.-18. Yüzyıllar
374.25
Osmanlı zanaatkârı gerçekten yerleşik miydi? Yoksa yollar da en az atölyeler kadar onun mekânı mıydı? Uzun yıllar boyunca Osmanlı tebaasının, özellikle de köylülerin ve zanaatkârların yerlerinden kıpırdayamadığı, seyahatin yalnızca askerî sınıfla yöneticilere mahsus bir ayrıcalık olduğu varsayıldı. Zira köylülerin yaşadıkları yerlerden ayrılmadan önce yerel yöneticilerinden izin almaları gerekiyordu. Ancak Suraiya Faroqhi'nin arşiv kaynaklarına dayalı elinizdeki titiz ve kapsamlı çalışması, bu yerleşik kanaati kökünden sarsıyor. Hacca gitmek isteyenler, ustalarının elinden kaçan köleler, yeni iş olanakları arayanlar... Osmanlı coğrafyasında insanlar sandığımızdan çok daha hareketliydi. En çok da zanaatkârlar; kimi zaman kendi rızalarıyla, kimi zaman devletin ihtiyaçları doğrultusunda İstanbul'a veya uzak eyaletlere doğru yollara düşüyorlardı. Bu kitapta Faroqhi, Osmanlı dünyasında emek ve mekân ilişkisini yeniden düşünmeye davet ediyor. Kimler seyahat ediyordu, kimler yerinde kalıyordu? Bu hareketlilik ne zaman zorunlu, ne zaman gönüllüydü? Ve her şeyden önemlisi: Osmanlı yönetimi, tebaasının hareketini gerçekten denetleyebiliyor muydu?
Kapat