Ölüm Daha Güzeldi; Hatıralarım

Açıklama

Osmanlının son ulemalarından ehl-i sünnetin savunucusu Ahmed Davudoğlu Hocanın yetiştiği ortamı, bulgar zindanlarında çektiği işkenceleri, anavatanına hicreti ve oradaki yaşadığı sıkıntıları ibretle okuyacaksınız.

1949 yılının son günü Edirne muhacirhanesinde idik. Türk hududuna geçinceye kadar, komünist zulmünden kurtulduğuma inanamamış, hattâ hududa yaklaştıkça tevkif emri gelecekmiş gibi garip bir hâlet-i ruhiye içinde heyecanım arttıkça artmıştı. Hududu geçtikten sonra geniş bir nefes aldım. Ve yanımdaki bir yol arkadaşıma Şükür kurtulduk, komünistler artık bulsunlar da tevkif etsinler dedim. Tren Yunan toprağından geçerken bile heyecanım tamamıyla yatışmış değildi. Fakat Selimiyenin semaya yükselen minarelerini görünce heyecanım aniden müjde-i sürura inkılap etti. Bu ilahî sütunlar sanki bizi, istikbal için şahlanmış, uzaktan bizi kemal-i ihtişamla selamlıyordu. Müjde! kurtuldunuz! diyordu. O zaman içimin boşaldığını ve bütün elem ve kederlerimin Mart karı gibi eriyerek damladığını hissettim. Muhacirhaneye inince nezrettiğim secde-i şükranı eda için ilk fırsatta Selimiye Camiine koştum...
%30
18,00TL
12,60TL
Kazancınız : 5,40TL

Stokta yok

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9789759068547
Boyut
:
135-215-0
Sayfa Sayısı
:
168
Basım Yeri
:
İstanbul
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2012-04
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
2.Hamur
Dili
:
Türkçe
9789759068547
3742574
Ölüm Daha Güzeldi; Hatıralarım
Ölüm Daha Güzeldi; Hatıralarım
12.6
Osmanlının son ulemalarından ehl-i sünnetin savunucusu Ahmed Davudoğlu Hocanın yetiştiği ortamı, bulgar zindanlarında çektiği işkenceleri, anavatanına hicreti ve oradaki yaşadığı sıkıntıları ibretle okuyacaksınız.

1949 yılının son günü Edirne muhacirhanesinde idik. Türk hududuna geçinceye kadar, komünist zulmünden kurtulduğuma inanamamış, hattâ hududa yaklaştıkça tevkif emri gelecekmiş gibi garip bir hâlet-i ruhiye içinde heyecanım arttıkça artmıştı. Hududu geçtikten sonra geniş bir nefes aldım. Ve yanımdaki bir yol arkadaşıma Şükür kurtulduk, komünistler artık bulsunlar da tevkif etsinler dedim. Tren Yunan toprağından geçerken bile heyecanım tamamıyla yatışmış değildi. Fakat Selimiyenin semaya yükselen minarelerini görünce heyecanım aniden müjde-i sürura inkılap etti. Bu ilahî sütunlar sanki bizi, istikbal için şahlanmış, uzaktan bizi kemal-i ihtişamla selamlıyordu. Müjde! kurtuldunuz! diyordu. O zaman içimin boşaldığını ve bütün elem ve kederlerimin Mart karı gibi eriyerek damladığını hissettim. Muhacirhaneye inince nezrettiğim secde-i şükranı eda için ilk fırsatta Selimiye Camiine koştum...
Kapat