Mezopotamya’da Hüzün

Açıklama

“Bu röportajda beni en çok şaşırtan husus, Abdülmelik Fırat'ın farklı dinî veya etnik kimlikler üzerine sarfettiği cümlelerdi. Resmi müfredat eğitiminden geçmiş herhangi bir Türk, Abdülmelik Fırat'ın sadece Kürtlerin haklarını savunmasını beklerken o ilginç bir biçimde ve bir Müslümana yaraşır şekilde farklı dinlere mensup veya herhangi bir dine mensup olmayan insanların da haklarını aynı şekilde savunuyordu. Dinde kardeş olduğu insanların haklarını savunduğu gibi insanlıkta kardeş olduğunu söylediği farklı din mensuplarını da aynı samimiyetle müdafaa ediyordu. Bu ülkede en büyük zulmün Türklere yapıldığını söylemesi, Türklerin de Kürtlerin de şerefli halklar olduğunu dile getirmesi, birini diğerinden ayırmaması, bütün kışkırtmalara rağmen Kürtlerin ve Türklerin birbirleriyle savaşmadığının altını çizmesi, yüzlerce yıl birlikte yaşamış iki kadim halkın irfanına vurgu yapması manidardı.”
%30
280,00TL
196,00TL
Kazancınız : 84,00TL

Satış adedi : 3
Ortalama Temin süresi 6 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786258135961
Boyut
:
135-195-
Sayfa Sayısı
:
192
Basım Yeri
:
İstanbul
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2022-06-14
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786258135961
460583
Mezopotamya’da Hüzün
Mezopotamya’da Hüzün
196
“Bu röportajda beni en çok şaşırtan husus, Abdülmelik Fırat'ın farklı dinî veya etnik kimlikler üzerine sarfettiği cümlelerdi. Resmi müfredat eğitiminden geçmiş herhangi bir Türk, Abdülmelik Fırat'ın sadece Kürtlerin haklarını savunmasını beklerken o ilginç bir biçimde ve bir Müslümana yaraşır şekilde farklı dinlere mensup veya herhangi bir dine mensup olmayan insanların da haklarını aynı şekilde savunuyordu. Dinde kardeş olduğu insanların haklarını savunduğu gibi insanlıkta kardeş olduğunu söylediği farklı din mensuplarını da aynı samimiyetle müdafaa ediyordu. Bu ülkede en büyük zulmün Türklere yapıldığını söylemesi, Türklerin de Kürtlerin de şerefli halklar olduğunu dile getirmesi, birini diğerinden ayırmaması, bütün kışkırtmalara rağmen Kürtlerin ve Türklerin birbirleriyle savaşmadığının altını çizmesi, yüzlerce yıl birlikte yaşamış iki kadim halkın irfanına vurgu yapması manidardı.”
Kapat