Kürt Meselesi’nin Jeopolitik Ortama Etkisi (1801-1939) ve Türk-Kürt Kader Ortaklığı Açısından Analizi (1919-1939)

Açıklama

Türk ve Kürtler arasında 1071 yılında sağlanan toplumsal mutabakat, Türklerin Beş Denizin Yaylası'nda yerleşik hayata geçmelerinde ve bu bölgeyi kendilerine vatan yapmalarında önemli rol oynamıştır. Bu olayın ardından Anadolu'da kurulan Osmanlı Beyliği, üç kıtanın belirli bölümlerini egemenliği altına alan bir imparatorluğa dönüşmüştür. Osmanlı İmparatorluğu'nun altı asır süren egemenliğinin I. Dünya Savaşı neticesinde sona ermesiyle birlikte Türk-Kürt mutabakatının da sonunun geldiği görüşü gündeme gelmiştir. Osmanlı coğrafyasının paylaşıldığı bu dönemde Arap ve Ermeniler gibi Kürtler de bağımsız devlet kurma beklentisine girmişti. Ancak İngiltere ve Fransa'nın tercihlerini Ermenilerden yana kullanacaklarını açıkça ilan etmeleri, Kürtleri oldukça zor bir durumda bırakmıştı. Özellikle büyük güçlerin Ermenilerden yana tutum almaları, Türk ve Kürtleri yeniden kader ortaklığı altında birleşmeye zorlamıştır. Bu çalışmada, Kürt Meselesi'nin uluslararası bir boyut kazandığı bu kritik dönemin “Türk-Kürt Kader Ortaklığı” açısından analizi yapılacaktır. Bu sayede meselenin günümüze kadar çözümsüz kalmasına neden olan faktörlerin daha iyi anlaşılabilmesi sağlanacaktır. Diğer bir ifadeyle, meselenin çözümü için hangi noktalardan başlanması gerektiği tespit edilmiş olacaktır.
%10
600,00TL
540,00TL
Kazancınız : 60,00TL

Ortalama Temin süresi 3 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786253644079
Boyut
:
165-240-
Sayfa Sayısı
:
450
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2026-06-29
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786253644079
3602873
Kürt Meselesi’nin Jeopolitik Ortama Etkisi (1801-1939) ve Türk-Kürt Kader Ortaklığı Açısından Analizi (1919-1939)
Kürt Meselesi’nin Jeopolitik Ortama Etkisi (1801-1939) ve Türk-Kürt Kader Ortaklığı Açısından Analizi (1919-1939)
540
Türk ve Kürtler arasında 1071 yılında sağlanan toplumsal mutabakat, Türklerin Beş Denizin Yaylası'nda yerleşik hayata geçmelerinde ve bu bölgeyi kendilerine vatan yapmalarında önemli rol oynamıştır. Bu olayın ardından Anadolu'da kurulan Osmanlı Beyliği, üç kıtanın belirli bölümlerini egemenliği altına alan bir imparatorluğa dönüşmüştür. Osmanlı İmparatorluğu'nun altı asır süren egemenliğinin I. Dünya Savaşı neticesinde sona ermesiyle birlikte Türk-Kürt mutabakatının da sonunun geldiği görüşü gündeme gelmiştir. Osmanlı coğrafyasının paylaşıldığı bu dönemde Arap ve Ermeniler gibi Kürtler de bağımsız devlet kurma beklentisine girmişti. Ancak İngiltere ve Fransa'nın tercihlerini Ermenilerden yana kullanacaklarını açıkça ilan etmeleri, Kürtleri oldukça zor bir durumda bırakmıştı. Özellikle büyük güçlerin Ermenilerden yana tutum almaları, Türk ve Kürtleri yeniden kader ortaklığı altında birleşmeye zorlamıştır. Bu çalışmada, Kürt Meselesi'nin uluslararası bir boyut kazandığı bu kritik dönemin “Türk-Kürt Kader Ortaklığı” açısından analizi yapılacaktır. Bu sayede meselenin günümüze kadar çözümsüz kalmasına neden olan faktörlerin daha iyi anlaşılabilmesi sağlanacaktır. Diğer bir ifadeyle, meselenin çözümü için hangi noktalardan başlanması gerektiği tespit edilmiş olacaktır.
Kapat