Kerbela; Suyun Sızısı

Açıklama

Rüzgâr olup yetişmek geçer insanın içinden, canından önce can bildiklerine yardım etmek isteyip de yardım edemediği zaman. Yüzünü gökyüzüne, sonsuzluğa, bulutlara, yıldızlara, aya çevirir, umut oradan gelir diye. Göğe dönmüş yeşil, mavi, kahverengi, siyah gözlerden iki büyük yağmur damlası süzülür susuz topraklara hayat olmak için. Damlalar birbirini takip eder yüreklerin en derin köşelerinden süzülerek. Bazıları rüzgâr ile uçarak daha uzak topraklara can suyu, merhamet kaynağı olur. Hiç merhamet suyu almayan topraklar, önce sadece çoraklaşır. Hiç gelmeyen rahmet yağmurları, çorak toprakları çöllere, Kerbela'ya çevirir. Rahmet damlalarının olmadığı toprakları keder ve bela sarar önce. Dökülen masum kanları ile o topraklar döner Deşti Kerbela'ya zamanın sonunda. Acının, sızının, gözyaşlarının simgesi olur Kerbela, tayyi mekân tayyi zamanda. Yüzyıllar, bin yıllar boyunca acının, sızının başkentidir artık o çorak topraklar. Fırat suyu bile söndürememiştir o susuzluğu, bütün Anadolu'ya, Irak'a can suyu olduğu halde. O devasa su kaynağı, bir deri su tulumunu bile dolduramadı üç beş masumun susuzluğunu gidermek için. İşte o an yeryüzü çatladı, gökyüzü kanadı ama kimse bir damla su olmadı, olamadı keder ve belanın hüküm sürdüğü o topraklarda. Ve oralar oldu Kerbela!

Hüseyin olup Hüseyin gibi hissederek yaşamak isteyenlerin satırları. Oku ve kendini teslim et Hüseyin'e.
%35
210,00TL
136,50TL
Kazancınız : 73,50TL

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786255724182
Boyut
:
135-210-
Sayfa Sayısı
:
174
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2026-01
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786255724182
3828686
Kerbela; Suyun Sızısı
Kerbela; Suyun Sızısı
136.5
Rüzgâr olup yetişmek geçer insanın içinden, canından önce can bildiklerine yardım etmek isteyip de yardım edemediği zaman. Yüzünü gökyüzüne, sonsuzluğa, bulutlara, yıldızlara, aya çevirir, umut oradan gelir diye. Göğe dönmüş yeşil, mavi, kahverengi, siyah gözlerden iki büyük yağmur damlası süzülür susuz topraklara hayat olmak için. Damlalar birbirini takip eder yüreklerin en derin köşelerinden süzülerek. Bazıları rüzgâr ile uçarak daha uzak topraklara can suyu, merhamet kaynağı olur. Hiç merhamet suyu almayan topraklar, önce sadece çoraklaşır. Hiç gelmeyen rahmet yağmurları, çorak toprakları çöllere, Kerbela'ya çevirir. Rahmet damlalarının olmadığı toprakları keder ve bela sarar önce. Dökülen masum kanları ile o topraklar döner Deşti Kerbela'ya zamanın sonunda. Acının, sızının, gözyaşlarının simgesi olur Kerbela, tayyi mekân tayyi zamanda. Yüzyıllar, bin yıllar boyunca acının, sızının başkentidir artık o çorak topraklar. Fırat suyu bile söndürememiştir o susuzluğu, bütün Anadolu'ya, Irak'a can suyu olduğu halde. O devasa su kaynağı, bir deri su tulumunu bile dolduramadı üç beş masumun susuzluğunu gidermek için. İşte o an yeryüzü çatladı, gökyüzü kanadı ama kimse bir damla su olmadı, olamadı keder ve belanın hüküm sürdüğü o topraklarda. Ve oralar oldu Kerbela!

Hüseyin olup Hüseyin gibi hissederek yaşamak isteyenlerin satırları. Oku ve kendini teslim et Hüseyin'e.
Kapat