İstanbul'un Yeraltı Dünyası 1892
Açıklama
Paul-André Desjardin, 1892 tarihli bu eserinde İstanbul'a yaptığı yolculuğu başlangıç noktası olarak kullanmakta, ardından Osmanlı başkentinin fiziksel görünümünü, toplumsal yapısını ve farklı etnik-dinî toplulukların bir arada yaşadığı karmaşık düzeni ele almaktadır. Yazar, şehri limanları, çarşıları, mahalleleri, sokakları ve gündelik hayatın görünmeyen yönleriyle birlikte değerlendirmekte, İstanbul'u Doğu ile Batı'nın kesiştiği çok katmanlı bir metropol olarak tasvir etmektedir.
Kitabın ağırlık merkezini Galata, Pera ve bunların çevresinde şekillenen yeraltı dünyası oluşturmaktadır. Kumarhaneler, genelevler, esrar ve afyon kullanılan mekânlar, dolandırıcılık yöntemleri, uluslararası suç ağları, polis teşkilatı ve şehrin gece hayatı, dönemin toplumsal yapısını anlamaya yönelik gözlemler eşliğinde aktarılmaktadır. Yazar, suç olgusunu yalnızca bireysel bir mesele olarak değil, ekonomik eşitsizlikler, kozmopolit nüfus yapısı ve devlet denetiminin sınırlarıyla ilişkili toplumsal bir olgu olarak değerlendirmektedir.
Eserde Osmanlı toplumunun dinî hayatı, gelenekleri, sosyal sınıfları, yabancı toplulukları da geniş yer tutmaktadır. Bu yönüyle kitap, 19. yüzyıl sonlarında İstanbul'un sosyal tarihi, kent kültürü ve gündelik yaşamına dair Batılı bir gözlemcinin bakış açısını yansıtan; dönemin önyargılarını da içinde barındıran önemli bir inceleme olarak değerlendirilebilir.
Kitabın ağırlık merkezini Galata, Pera ve bunların çevresinde şekillenen yeraltı dünyası oluşturmaktadır. Kumarhaneler, genelevler, esrar ve afyon kullanılan mekânlar, dolandırıcılık yöntemleri, uluslararası suç ağları, polis teşkilatı ve şehrin gece hayatı, dönemin toplumsal yapısını anlamaya yönelik gözlemler eşliğinde aktarılmaktadır. Yazar, suç olgusunu yalnızca bireysel bir mesele olarak değil, ekonomik eşitsizlikler, kozmopolit nüfus yapısı ve devlet denetiminin sınırlarıyla ilişkili toplumsal bir olgu olarak değerlendirmektedir.
Eserde Osmanlı toplumunun dinî hayatı, gelenekleri, sosyal sınıfları, yabancı toplulukları da geniş yer tutmaktadır. Bu yönüyle kitap, 19. yüzyıl sonlarında İstanbul'un sosyal tarihi, kent kültürü ve gündelik yaşamına dair Batılı bir gözlemcinin bakış açısını yansıtan; dönemin önyargılarını da içinde barındıran önemli bir inceleme olarak değerlendirilebilir.
9786253837181
3633084
https://www.benlikitap.com/urun/istanbulun-yeralti-dunyasi-1892
İstanbul'un Yeraltı Dünyası 1892
360
Paul-André Desjardin, 1892 tarihli bu eserinde İstanbul'a yaptığı yolculuğu başlangıç noktası olarak kullanmakta, ardından Osmanlı başkentinin fiziksel görünümünü, toplumsal yapısını ve farklı etnik-dinî toplulukların bir arada yaşadığı karmaşık düzeni ele almaktadır. Yazar, şehri limanları, çarşıları, mahalleleri, sokakları ve gündelik hayatın görünmeyen yönleriyle birlikte değerlendirmekte, İstanbul'u Doğu ile Batı'nın kesiştiği çok katmanlı bir metropol olarak tasvir etmektedir.
Kitabın ağırlık merkezini Galata, Pera ve bunların çevresinde şekillenen yeraltı dünyası oluşturmaktadır. Kumarhaneler, genelevler, esrar ve afyon kullanılan mekânlar, dolandırıcılık yöntemleri, uluslararası suç ağları, polis teşkilatı ve şehrin gece hayatı, dönemin toplumsal yapısını anlamaya yönelik gözlemler eşliğinde aktarılmaktadır. Yazar, suç olgusunu yalnızca bireysel bir mesele olarak değil, ekonomik eşitsizlikler, kozmopolit nüfus yapısı ve devlet denetiminin sınırlarıyla ilişkili toplumsal bir olgu olarak değerlendirmektedir.
Eserde Osmanlı toplumunun dinî hayatı, gelenekleri, sosyal sınıfları, yabancı toplulukları da geniş yer tutmaktadır. Bu yönüyle kitap, 19. yüzyıl sonlarında İstanbul'un sosyal tarihi, kent kültürü ve gündelik yaşamına dair Batılı bir gözlemcinin bakış açısını yansıtan; dönemin önyargılarını da içinde barındıran önemli bir inceleme olarak değerlendirilebilir.
Kitabın ağırlık merkezini Galata, Pera ve bunların çevresinde şekillenen yeraltı dünyası oluşturmaktadır. Kumarhaneler, genelevler, esrar ve afyon kullanılan mekânlar, dolandırıcılık yöntemleri, uluslararası suç ağları, polis teşkilatı ve şehrin gece hayatı, dönemin toplumsal yapısını anlamaya yönelik gözlemler eşliğinde aktarılmaktadır. Yazar, suç olgusunu yalnızca bireysel bir mesele olarak değil, ekonomik eşitsizlikler, kozmopolit nüfus yapısı ve devlet denetiminin sınırlarıyla ilişkili toplumsal bir olgu olarak değerlendirmektedir.
Eserde Osmanlı toplumunun dinî hayatı, gelenekleri, sosyal sınıfları, yabancı toplulukları da geniş yer tutmaktadır. Bu yönüyle kitap, 19. yüzyıl sonlarında İstanbul'un sosyal tarihi, kent kültürü ve gündelik yaşamına dair Batılı bir gözlemcinin bakış açısını yansıtan; dönemin önyargılarını da içinde barındıran önemli bir inceleme olarak değerlendirilebilir.
- Taksit Seçenekleri
- Tüm KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim360,00360,00
- Yorumlar
- Yorum yazBu Kitabı Henüz Kimse Yorumlamamış.
