İslam Düşüncesinde Usûl ve Metodoloji

Açıklama

Tecdit ve teceddüt, İslam düşüncesinde varlık yasasını ihlal etmeyen değişimin ilahi bir sünnet olarak kavranışına dayanır. Bu eser, yenilenmenin dışsal müdahalelerden önce insanın nefsinde ve ahlaki dünyasında başlaması gerektiği ilkesinden hareketle, İslam ilim geleneğinde tecdit fikrinin usûl ve metodoloji bağlamındaki tarihsel serüvenini ele almaktadır. Dinî düşüncede ortaya çıkan yanlış yorumlar, isabetsiz hükümler ve yöntemsel sapmaların tek tek tashih edilmesi yerine, bu sorunları üreten zihinsel ve metodolojik saiklerin sorgulanması gerektiği savunulmaktadır.

Kitap, İslam tarihi boyunca usûlü yenileme yolunu tercih eden âlimlerin çabalarını, içtihat hareketlerine yön veren metodolojik dönüşümleri ve bu dönüşümlerin siyasi, sosyal ve kültürel arka planlarını bütüncül bir perspektifle incelemektedir. Yazar, usûlü yalnızca usûl-i fıkıh ile sınırlamayan; aklî ve naklî ilimlerle ilişkisi içinde, düşünce tarihini ve medeniyet tasavvurunu belirleyen kurucu bir zemin olarak ele almaktadır.
%25
575,00TL
431,25TL
Kazancınız : 143,75TL

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786259604879
Boyut
:
135-210-
Sayfa Sayısı
:
536
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2026-08
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786259604879
3837381
İslam Düşüncesinde Usûl ve Metodoloji
İslam Düşüncesinde Usûl ve Metodoloji
431.25
Tecdit ve teceddüt, İslam düşüncesinde varlık yasasını ihlal etmeyen değişimin ilahi bir sünnet olarak kavranışına dayanır. Bu eser, yenilenmenin dışsal müdahalelerden önce insanın nefsinde ve ahlaki dünyasında başlaması gerektiği ilkesinden hareketle, İslam ilim geleneğinde tecdit fikrinin usûl ve metodoloji bağlamındaki tarihsel serüvenini ele almaktadır. Dinî düşüncede ortaya çıkan yanlış yorumlar, isabetsiz hükümler ve yöntemsel sapmaların tek tek tashih edilmesi yerine, bu sorunları üreten zihinsel ve metodolojik saiklerin sorgulanması gerektiği savunulmaktadır.

Kitap, İslam tarihi boyunca usûlü yenileme yolunu tercih eden âlimlerin çabalarını, içtihat hareketlerine yön veren metodolojik dönüşümleri ve bu dönüşümlerin siyasi, sosyal ve kültürel arka planlarını bütüncül bir perspektifle incelemektedir. Yazar, usûlü yalnızca usûl-i fıkıh ile sınırlamayan; aklî ve naklî ilimlerle ilişkisi içinde, düşünce tarihini ve medeniyet tasavvurunu belirleyen kurucu bir zemin olarak ele almaktadır.
Kapat