İrfanoğlu İsmail Efendi'nin Hatıraları; Sarıkamış, Esaret ve SonrasıSarıkamış, Esaret ve Sonrası

Açıklama

"O gece müthiş bir don vardı. En küçük yarası olan bile karın üstüne düşmüş, beklemek zorunda. Kimsenin gidebileceği yer yok. Yaralıların hepsi o gece dondu. Sabaha kimse kalmadı. Ben, o gece yarısına kadar, o yaylanın Kur'an sesi ile inlediğini çok iyi hatırlıyorum. Çünkü o günkü asker Kur'an okumasını biliyordu. Yasin'i bilmese de hemen herkes namaz surelerini biliyordu. Herkes ölmek üzere olduğunu biliyordu. Savaşta ölen ilk başta zaten ölmüştü. Yaralananlara gelince, onlar da gece sabaha sağ çıkamayacaklarını biliyorlardı. Kan kaybından, soğuktan öleceklerini biliyorlardı. Kısaca herkes kendi Kur'an'ını kendisi okuyordu. Yani askerimiz henüz şehit olmamış yarı mevcudu Kur'an okuyordu. Bu ne demektir. Mahşer gibi. Ne var ki gece yarısından sonra Kur'an sesleri kesildi. Çünkü yaralıların hepsi öldü. Kolordu şehit oldu. Asker dondu. O manzarayı hatırlamak bile kanımı donduruyor. Üstelik ben o hali gördüm ve o hali yaşadım."
%15
35,00TL
29,75TL
Kazancınız : 5,25TL

Satışta değil

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9789759958152
Boyut
:
165-235-0
Sayfa Sayısı
:
470
Basım Yeri
:
İstanbul
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2017-09-25
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
2.Hamur
Dili
:
Türkçe
9789759958152
139041
İrfanoğlu İsmail Efendi'nin Hatıraları; Sarıkamış, Esaret ve Sonrası
İrfanoğlu İsmail Efendi'nin Hatıraları; Sarıkamış, Esaret ve Sonrası Sarıkamış, Esaret ve Sonrası
29.75
"O gece müthiş bir don vardı. En küçük yarası olan bile karın üstüne düşmüş, beklemek zorunda. Kimsenin gidebileceği yer yok. Yaralıların hepsi o gece dondu. Sabaha kimse kalmadı. Ben, o gece yarısına kadar, o yaylanın Kur'an sesi ile inlediğini çok iyi hatırlıyorum. Çünkü o günkü asker Kur'an okumasını biliyordu. Yasin'i bilmese de hemen herkes namaz surelerini biliyordu. Herkes ölmek üzere olduğunu biliyordu. Savaşta ölen ilk başta zaten ölmüştü. Yaralananlara gelince, onlar da gece sabaha sağ çıkamayacaklarını biliyorlardı. Kan kaybından, soğuktan öleceklerini biliyorlardı. Kısaca herkes kendi Kur'an'ını kendisi okuyordu. Yani askerimiz henüz şehit olmamış yarı mevcudu Kur'an okuyordu. Bu ne demektir. Mahşer gibi. Ne var ki gece yarısından sonra Kur'an sesleri kesildi. Çünkü yaralıların hepsi öldü. Kolordu şehit oldu. Asker dondu. O manzarayı hatırlamak bile kanımı donduruyor. Üstelik ben o hali gördüm ve o hali yaşadım."
Kapat