İki Çınar, İki Nesil; Kurtkulağı’ndan Bir Dostluk Hikâyesi

Açıklama

Çocukluğumuzun o telaşlı ve neşeli hafta sonlarını hatırlıyoruz hep beraber. En büyük zevkimiz; kapıdan içeri girer girmez senin kucağına atılmak, yanaklarına öpücükler kondurmaktı. Göğsünde uyuyakaldığımız o anlarda duyduğumuz güven hissini, bugün bile dünyanın hiçbir yerine sığdıramıyoruz. Ortaokulu bitirip liseye adım attığımız o deli dolu yaşlarda, karşımıza ilk kitabınla çıktın. Senin o derin iç dünyanı, kelimelere döktüğün hislerini okuduğumuzda o kadar etkilendik ki bizler çok sevdiğimiz büyükbabamızı ve yazdıklarını konuşur olduk. Zamanla senin hayat felsefeni çok daha derin bir şekilde idrak ettik. Senin derdin hiçbir zaman "sahip olmak" değildi; senin tek amacın sevgiydi, paylaşmaktı. Bunu anladığımız günden beri senin ayak izlerini takip etmeye, senin o yüce gönüllü duruşunu kendi hayatlarımıza taşımaya gayret ediyoruz. Ve şimdi, kalplerimizi heyecanlandıran o yeni haberi aldık... Bize babalarımızın, atalarımızın yüz yıllık anısını, o tarihî gerçeği hediye ediyorsun. Hayatın boyunca ilmek ilmek işlediğin o sevme ve paylaşma duygusunu, geçmişin kökleriyle harmanlayıp bize miras bırakıyorsun. Bu, bizim için o kadar büyük bir onur ki! İşte bu yüzden büyükbaba, bugün sana üçümüz adına bir söz veriyoruz: Biz senin sevgiyle, fedakârlıkla ve onurla çizdiğin bu yolda en iyi şekilde yürüyeceğiz. Bize bıraktığın o görünmez ama sarsılmaz mirası gururla omuzlayıp geleceğe taşıyacağız. İyi ki bizim büyükbabamızsın. Seni her şeyden çok seviyoruz. Torunların Ahmet, İpek ve Kaan
%10
300,00TL
270,00TL
Kazancınız : 30,00TL

Ortalama Temin süresi 3 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786253645588
Boyut
:
135-215-
Sayfa Sayısı
:
144
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2026-08-12
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786253645588
3768302
İki Çınar, İki Nesil; Kurtkulağı’ndan Bir Dostluk Hikâyesi
İki Çınar, İki Nesil; Kurtkulağı’ndan Bir Dostluk Hikâyesi
270
Çocukluğumuzun o telaşlı ve neşeli hafta sonlarını hatırlıyoruz hep beraber. En büyük zevkimiz; kapıdan içeri girer girmez senin kucağına atılmak, yanaklarına öpücükler kondurmaktı. Göğsünde uyuyakaldığımız o anlarda duyduğumuz güven hissini, bugün bile dünyanın hiçbir yerine sığdıramıyoruz. Ortaokulu bitirip liseye adım attığımız o deli dolu yaşlarda, karşımıza ilk kitabınla çıktın. Senin o derin iç dünyanı, kelimelere döktüğün hislerini okuduğumuzda o kadar etkilendik ki bizler çok sevdiğimiz büyükbabamızı ve yazdıklarını konuşur olduk. Zamanla senin hayat felsefeni çok daha derin bir şekilde idrak ettik. Senin derdin hiçbir zaman "sahip olmak" değildi; senin tek amacın sevgiydi, paylaşmaktı. Bunu anladığımız günden beri senin ayak izlerini takip etmeye, senin o yüce gönüllü duruşunu kendi hayatlarımıza taşımaya gayret ediyoruz. Ve şimdi, kalplerimizi heyecanlandıran o yeni haberi aldık... Bize babalarımızın, atalarımızın yüz yıllık anısını, o tarihî gerçeği hediye ediyorsun. Hayatın boyunca ilmek ilmek işlediğin o sevme ve paylaşma duygusunu, geçmişin kökleriyle harmanlayıp bize miras bırakıyorsun. Bu, bizim için o kadar büyük bir onur ki! İşte bu yüzden büyükbaba, bugün sana üçümüz adına bir söz veriyoruz: Biz senin sevgiyle, fedakârlıkla ve onurla çizdiğin bu yolda en iyi şekilde yürüyeceğiz. Bize bıraktığın o görünmez ama sarsılmaz mirası gururla omuzlayıp geleceğe taşıyacağız. İyi ki bizim büyükbabamızsın. Seni her şeyden çok seviyoruz. Torunların Ahmet, İpek ve Kaan
Kapat