II. Mahmud'un Gölgesinde;Kanun-ı Kadîm’in Yeniden İnşası: Tanzimat-ı Hayriye

Açıklama

Yakınçağ Türk tarihyazımında uzun zamandır bir Tanzimat hayaleti dolaşıyor. Tanzimat-ı Hayriye nice vakittir kendisini/hüviyetini unutan zihinlerin tahayyüllerinde yaşayan hayaletimsi bir şeydir. Onun hatırlanma ve unutulma arasındaki bu hayaletimsi hâli esasında musallat olduğu zihinlerin/tarihçilerin kendi yarattıkları bir hortlaktır; kendi ideolojik, hissî, geçmiş ve gelecek üzerine var olan kaygılarının ve mevzilenişlerinin ürünü bir hayalet. Mevcudiyet ile nâmevcudiyet arasında müphem bir yere karşılık gelen bu kavram, musallat olduğu zihinlerin geçmiş ve gelecek arasındaki trajik şimdilerine müteveccihtir. Dolaşımda olan hayalet geçmişle ilintili olduğu kadar, şimdi ve gelecekle de alakalıdır. Fakat esas nokta şimdiki zaman aralığında olan tarihçilerin bu karabasanla biteviye karşılaşmalarıdır. Tanzimat hayaletinden bahsetmek, esasında Yakınçağ Türk tarihyazımında veya daha doğru ifadesiyle Yakınçağ Türk tarihyazımını inşa edenlerin zihinlerindeki tarih panteonunda hâlâ ölmesi gereken ölülerin mevcudiyetinden bahsetmek demektir. Ancak bu hayalet öldüğünde Tanzimatʼın hakiki ruhu çağrılabilecek ve böylelikle onun hak ettiği yas tutulabilecektir.
%20
750,00TL
600,00TL
Kazancınız : 150,00TL

Satış adedi : 1
Ortalama Temin süresi 5 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786057133595
Boyut
:
135-210-
Sayfa Sayısı
:
560
Basım Yeri
:
İstanbul
Baskı
:
2
Basım Tarihi
:
2026-07-09
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786057133595
686129
II. Mahmud'un Gölgesinde;Kanun-ı Kadîm’in Yeniden İnşası: Tanzimat-ı Hayriye
II. Mahmud'un Gölgesinde;Kanun-ı Kadîm’in Yeniden İnşası: Tanzimat-ı Hayriye
600
Yakınçağ Türk tarihyazımında uzun zamandır bir Tanzimat hayaleti dolaşıyor. Tanzimat-ı Hayriye nice vakittir kendisini/hüviyetini unutan zihinlerin tahayyüllerinde yaşayan hayaletimsi bir şeydir. Onun hatırlanma ve unutulma arasındaki bu hayaletimsi hâli esasında musallat olduğu zihinlerin/tarihçilerin kendi yarattıkları bir hortlaktır; kendi ideolojik, hissî, geçmiş ve gelecek üzerine var olan kaygılarının ve mevzilenişlerinin ürünü bir hayalet. Mevcudiyet ile nâmevcudiyet arasında müphem bir yere karşılık gelen bu kavram, musallat olduğu zihinlerin geçmiş ve gelecek arasındaki trajik şimdilerine müteveccihtir. Dolaşımda olan hayalet geçmişle ilintili olduğu kadar, şimdi ve gelecekle de alakalıdır. Fakat esas nokta şimdiki zaman aralığında olan tarihçilerin bu karabasanla biteviye karşılaşmalarıdır. Tanzimat hayaletinden bahsetmek, esasında Yakınçağ Türk tarihyazımında veya daha doğru ifadesiyle Yakınçağ Türk tarihyazımını inşa edenlerin zihinlerindeki tarih panteonunda hâlâ ölmesi gereken ölülerin mevcudiyetinden bahsetmek demektir. Ancak bu hayalet öldüğünde Tanzimatʼın hakiki ruhu çağrılabilecek ve böylelikle onun hak ettiği yas tutulabilecektir.
Kapat