Hukuk ve Anlaşmazlık

Açıklama

Hukukun amacı anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak mıdır, yoksa farklılıklar içinde birlikte yaşamanın koşullarını kurmak mıdır? Adaletin, hakların ve temel ilkelerin ne olduğu konusunda insanların uzlaşamadığı bir toplumda, ortak kararların meşruiyeti nereden gelir? Çoğunluğun kararı haklarla sınırlandırılacaksa ve hangi hakların ne anlama geldiği konusunda uzlaşma yoksa bu sınırları kim belirleyecek?

Hukuk ve Anlaşmazlık'ta Jeremy Waldron, haklar konusunda görüş ayrılığının kaçınılmazlığından hareketle bunu demokrasinin bir kusuru değil, siyasal yaşamın temel koşullarından biri olarak ele alıyor. Farklı görüşlere sahip yurttaşların ortak bir siyasal otorite altında eşitler olarak karar almasını demokrasinin merkezine yerleştirirken, haklar üzerindeki anlaşmazlığın mahkemelerin nihai hükmüne bırakılmasını sorguluyor. Yasamanın meşruiyetini yalnızca çoğunluğun sayısal üstünlüğünde değil, eşit yurttaşların farklı görüşleriyle birlikte ortak karar alma yetkisinde temellendiriyor. Böylece hukuku, anlaşmazlıkların yok edildiği değil, farklı görüşlere sahip yurttaşların birlikte karar verdiği bir alan olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.
%30
727,00TL
508,90TL
Kazancınız : 218,10TL

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786258716504
Boyut
:
135-210-
Sayfa Sayısı
:
512
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2026-10
Çeviren
:
Emrah Denizhan
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786258716504
3856373
Hukuk ve Anlaşmazlık
Hukuk ve Anlaşmazlık
508.9
Hukukun amacı anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak mıdır, yoksa farklılıklar içinde birlikte yaşamanın koşullarını kurmak mıdır? Adaletin, hakların ve temel ilkelerin ne olduğu konusunda insanların uzlaşamadığı bir toplumda, ortak kararların meşruiyeti nereden gelir? Çoğunluğun kararı haklarla sınırlandırılacaksa ve hangi hakların ne anlama geldiği konusunda uzlaşma yoksa bu sınırları kim belirleyecek?

Hukuk ve Anlaşmazlık'ta Jeremy Waldron, haklar konusunda görüş ayrılığının kaçınılmazlığından hareketle bunu demokrasinin bir kusuru değil, siyasal yaşamın temel koşullarından biri olarak ele alıyor. Farklı görüşlere sahip yurttaşların ortak bir siyasal otorite altında eşitler olarak karar almasını demokrasinin merkezine yerleştirirken, haklar üzerindeki anlaşmazlığın mahkemelerin nihai hükmüne bırakılmasını sorguluyor. Yasamanın meşruiyetini yalnızca çoğunluğun sayısal üstünlüğünde değil, eşit yurttaşların farklı görüşleriyle birlikte ortak karar alma yetkisinde temellendiriyor. Böylece hukuku, anlaşmazlıkların yok edildiği değil, farklı görüşlere sahip yurttaşların birlikte karar verdiği bir alan olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.
Kapat