Histeri

Açıklama

Duygular… Tanımlaması zor, ama hissettiğimizde veya başkalarının yüzünde gördüğümüzde hemen
tanıdığımız o evrensel deneyimler. Peki, bu duyguların yorumlanış biçimi, binlerce yıldır cinsiyet kalıplarına
göre mi şekillendirildi? Antik Yunan'dan Roma'ya, oradan bugüne uzanan bu gelenek, toplumsal eşitlikteki
ilerlemelere rağmen hâlâ yaşamımızın içinde mi?
Kadınlar ve erkekler üzerine hepimizin kulağına kazınmış birtakım kalıpyargılar, aslında çok daha köklü bir
hikâyenin parçası. Pragya Agarwal, duyguların neden "kadınsı" ya da "erkeksi" olarak etiketlendiğini,
bunun ardındaki tarihsel ve bilimsel süreçleri inceliyor. Erkekler ile kadınlar arasında doğuştan gelen
duygusal farklılıklar gerçekten var mı, eğer yoksa bu toplumsal bir yanılsama mı, gibi sorulara yanıt veriyor.
Bu kitap, duyguların cinsiyete hapsedildiği geçmişin kapılarını aralıyor, kadınların yüzyıllar boyunca bu
kalıplar yüzünden nasıl baskı altına alındığını gözler önüne seriyor ve en önemlisi, duyguların özgürleştiği
bir geleceğin mümkün olup olmadığını sorguluyor.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786259787336
Boyut
:
135-195-
Sayfa Sayısı
:
496
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2025-09
Çeviren
:
Funda Sezer
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786259787336
3846468
Histeri
Histeri
399
Duygular… Tanımlaması zor, ama hissettiğimizde veya başkalarının yüzünde gördüğümüzde hemen
tanıdığımız o evrensel deneyimler. Peki, bu duyguların yorumlanış biçimi, binlerce yıldır cinsiyet kalıplarına
göre mi şekillendirildi? Antik Yunan'dan Roma'ya, oradan bugüne uzanan bu gelenek, toplumsal eşitlikteki
ilerlemelere rağmen hâlâ yaşamımızın içinde mi?
Kadınlar ve erkekler üzerine hepimizin kulağına kazınmış birtakım kalıpyargılar, aslında çok daha köklü bir
hikâyenin parçası. Pragya Agarwal, duyguların neden "kadınsı" ya da "erkeksi" olarak etiketlendiğini,
bunun ardındaki tarihsel ve bilimsel süreçleri inceliyor. Erkekler ile kadınlar arasında doğuştan gelen
duygusal farklılıklar gerçekten var mı, eğer yoksa bu toplumsal bir yanılsama mı, gibi sorulara yanıt veriyor.
Bu kitap, duyguların cinsiyete hapsedildiği geçmişin kapılarını aralıyor, kadınların yüzyıllar boyunca bu
kalıplar yüzünden nasıl baskı altına alındığını gözler önüne seriyor ve en önemlisi, duyguların özgürleştiği
bir geleceğin mümkün olup olmadığını sorguluyor.
Kapat