Düşüncenin Serüveni (2.Cilt)

Açıklama

ANTİKÇAĞ YUNAN DÜŞÜNCESİ - ORTAÇAĞ DÜŞÜNCESİ İnsanlıkla birlikte var olan felsefenin Antik Yunan düşünürleri tarafından olgunlaştırıldığı genel bir kabuldür. Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes'in ilkin yeni bir doğa okuması yaptıklarını; ikinci olarak yeni doğa okumasında artık doğal olayların nedenini başka doğal olaylara bağladıkları görülmektedir. Açıktır ki Antik Yunan düşünürleri, özellikle Platon ve Aristoteles, Batı medeniyetinin gelişiminin onsuz anlaşılamayacağı bir düşünce bileşeni oluşturmuşlardır. Bu bileşen, eleştirel düşünce zemininde varoluşun incelikli bir araştırmasını temsil ediyordu. Antik dünyadan Kilise Babalarına ve skolastik felsefenin hakim olduğu Ortaçağ felsefesine kadar geniş bir düşünsel geleneğe anlam katan hakim unsur dinî düşünce olsa da, Yunan felsefesinin ana formları ve tartışma alanları canlılığını sürdürmeye devam etmiştir. Ortaçağ, Hıristiyanlığın manevî bir hegemonya ve kuşatma olarak Avrupalı toplumlar üzerinde egemen olması sonucunu doğurmuş ve bu çağ Avrupa için bir ?din" dönemi ya da ?kutsal" çağ olarak tezahür etmiştir.
%20
400,00TL
320,00TL
Kazancınız : 80,00TL

Satış adedi : 1
Satışta değil

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9789755747606
Boyut
:
160-240-0
Sayfa Sayısı
:
1052
Basım Yeri
:
İstanbul
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2015-01-01
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Şamua
Dili
:
Türkçe
9789755747606
106490
Düşüncenin Serüveni (2.Cilt)
Düşüncenin Serüveni (2.Cilt)
320
ANTİKÇAĞ YUNAN DÜŞÜNCESİ - ORTAÇAĞ DÜŞÜNCESİ İnsanlıkla birlikte var olan felsefenin Antik Yunan düşünürleri tarafından olgunlaştırıldığı genel bir kabuldür. Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes'in ilkin yeni bir doğa okuması yaptıklarını; ikinci olarak yeni doğa okumasında artık doğal olayların nedenini başka doğal olaylara bağladıkları görülmektedir. Açıktır ki Antik Yunan düşünürleri, özellikle Platon ve Aristoteles, Batı medeniyetinin gelişiminin onsuz anlaşılamayacağı bir düşünce bileşeni oluşturmuşlardır. Bu bileşen, eleştirel düşünce zemininde varoluşun incelikli bir araştırmasını temsil ediyordu. Antik dünyadan Kilise Babalarına ve skolastik felsefenin hakim olduğu Ortaçağ felsefesine kadar geniş bir düşünsel geleneğe anlam katan hakim unsur dinî düşünce olsa da, Yunan felsefesinin ana formları ve tartışma alanları canlılığını sürdürmeye devam etmiştir. Ortaçağ, Hıristiyanlığın manevî bir hegemonya ve kuşatma olarak Avrupalı toplumlar üzerinde egemen olması sonucunu doğurmuş ve bu çağ Avrupa için bir ?din" dönemi ya da ?kutsal" çağ olarak tezahür etmiştir.
Kapat