Direnişin Gözyaşları

Açıklama

Saat gecenin biriydi. Diyarbakır, koyu bir karanlığın içinde kaybolmuştu. Gökyüzü simsiyah bir yaygı gibiydi. Aydan ve yıldızlardan eser yoktu. Bu karanlık içinde birer hayaleti andıran evler, terk edilmiş bir görüntü arz ediyordu. Caddelerde, sokaklarda devriye gezen askeri araçların farları, bazen bir yapıyı veya duvarı aydınlatıyor, daha sonra şehir tekrar karanlığa gömülüyordu. Kafile, Siverek Kapısı'na yaklaşırken bakışları tekrar karanlık içindeki sessiz evlere takıldı. Birden kalbini müthiş bir hüzün sardı. Yüreği, ucu ateşte ısıtılmış bir demirle dağlanmış gibi oldu: "Şu kalın duvarlar arkasında gizlenen insanlar; acaba rahat rahat uyuyorlar mı, yoksa bizim için matem mi tutuyorlar?" diye düşündü. "Bu katliama karşı hissiz ve duyarsız kaldıklarını sanmıyorum. Şimdi kim bilir ne büyük acılar, kederler içinde kıvranıyorlar. Ama kimsesizler, zayıflar, hoyratça sindirilmenin ürkekliğini yaşıyorlar. Ah zavallı halkım! Ah zavallı halkım!"
%40
200,00TL
120,00TL
Kazancınız : 80,00TL

Satış adedi : 1
Ortalama Temin süresi 5 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786059322447
Boyut
:
135-210-0
Sayfa Sayısı
:
192
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2017-01-27
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
2.Hamur
Dili
:
Türkçe
9786059322447
122061
Direnişin Gözyaşları
Direnişin Gözyaşları
120
Saat gecenin biriydi. Diyarbakır, koyu bir karanlığın içinde kaybolmuştu. Gökyüzü simsiyah bir yaygı gibiydi. Aydan ve yıldızlardan eser yoktu. Bu karanlık içinde birer hayaleti andıran evler, terk edilmiş bir görüntü arz ediyordu. Caddelerde, sokaklarda devriye gezen askeri araçların farları, bazen bir yapıyı veya duvarı aydınlatıyor, daha sonra şehir tekrar karanlığa gömülüyordu. Kafile, Siverek Kapısı'na yaklaşırken bakışları tekrar karanlık içindeki sessiz evlere takıldı. Birden kalbini müthiş bir hüzün sardı. Yüreği, ucu ateşte ısıtılmış bir demirle dağlanmış gibi oldu: "Şu kalın duvarlar arkasında gizlenen insanlar; acaba rahat rahat uyuyorlar mı, yoksa bizim için matem mi tutuyorlar?" diye düşündü. "Bu katliama karşı hissiz ve duyarsız kaldıklarını sanmıyorum. Şimdi kim bilir ne büyük acılar, kederler içinde kıvranıyorlar. Ama kimsesizler, zayıflar, hoyratça sindirilmenin ürkekliğini yaşıyorlar. Ah zavallı halkım! Ah zavallı halkım!"
Kapat