Cevâhirü'l Asdâf (Ciltli);Kur'an-ı Kerim'in ilk Türkçe Tercümeleri ve Anadolu Sahasında Yazılan Türkçe Tefsir
Açıklama
Cevâhirü'l-asdâf, satır-altı tercümeler ile açıklamalı tefsirler arası bir yol izlenerek Eski Anadolu Türkçesi döneminde yazılmış Kur'an'ın ilk Türkçe tefsiridir. Kastamonu ve havalisinde hüküm süren Candaroğulları Beyliği'nin sekizinci hükümdarı İsfendiyar bin Bayezid'in (1392-1440) emriyle oğlu İbrahim Çelebi için, adı bilinmeyen bir âlim tarafından, XV. yüzyılın başlarında yazılmıştır. Cevâhirü'l asdâf, ayetlere önce kelime kelime mana verilmesi bakımından satır-altı tercümelere, yer yer uzun tefsir parçaları ihtiva etmesi bakımından da tefsirlere benzemektedir. Fakat tercümelerden daha geniş ve tefsirlerden daha kısadır. Bu bakımdan bu eser bir çeşit "tefsirli tercüme" özelliği taşımaktadır.
Cevâhirü'l-asdâf'ın çok sade ve kolay anlaşılır bir dili vardır. Tercüme yapılırken örnekler insanların günlük yaşayışlarından seçilmiştir. İnsanların günlük hayatta kullandığı kelimeler kullanılmış, günlük hayattan örnekler verilmiştir. Rivayetler aktarılırken müellif sanki insanlarla konuşuyormuş, olayların içindeymiş gibi samimi bir üslup kullanmıştır. Bu da tefsirin halk için yazılmış bir eser olduğunu göstermektedir. Dilinin sade olması, örneklerin günlük yaşayıştan seçilmesi, kolay anlaşılır olması, sade ve samimi bir üslup kullanması, uzun tefsirlere nazaran hacim bakımından daha küçük olması gibi özellikleri Cevâhirü'l-asdâf'ın halk tarafından benimsenip çok okunmasını ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Eski Anadolu Türkçesi döneminde yazılmış Türkçe ilk tefsir olması ve taşıdığı dil malzemesi de onun değerini daha da artırmaktadır.
Cevâhirü'l-asdâf'ın çok sade ve kolay anlaşılır bir dili vardır. Tercüme yapılırken örnekler insanların günlük yaşayışlarından seçilmiştir. İnsanların günlük hayatta kullandığı kelimeler kullanılmış, günlük hayattan örnekler verilmiştir. Rivayetler aktarılırken müellif sanki insanlarla konuşuyormuş, olayların içindeymiş gibi samimi bir üslup kullanmıştır. Bu da tefsirin halk için yazılmış bir eser olduğunu göstermektedir. Dilinin sade olması, örneklerin günlük yaşayıştan seçilmesi, kolay anlaşılır olması, sade ve samimi bir üslup kullanması, uzun tefsirlere nazaran hacim bakımından daha küçük olması gibi özellikleri Cevâhirü'l-asdâf'ın halk tarafından benimsenip çok okunmasını ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Eski Anadolu Türkçesi döneminde yazılmış Türkçe ilk tefsir olması ve taşıdığı dil malzemesi de onun değerini daha da artırmaktadır.
9786258977837
3846540
https://www.benlikitap.com/urun/cevahirul-asdaf-ciltli-kuran-i-kerimin-ilk-turkce-tercumeleri-ve-anadolu-sahasinda-yazilan-turkce-tefsir
Cevâhirü'l Asdâf (Ciltli);Kur'an-ı Kerim'in ilk Türkçe Tercümeleri ve Anadolu Sahasında Yazılan Türkçe Tefsir
1750
Cevâhirü'l-asdâf, satır-altı tercümeler ile açıklamalı tefsirler arası bir yol izlenerek Eski Anadolu Türkçesi döneminde yazılmış Kur'an'ın ilk Türkçe tefsiridir. Kastamonu ve havalisinde hüküm süren Candaroğulları Beyliği'nin sekizinci hükümdarı İsfendiyar bin Bayezid'in (1392-1440) emriyle oğlu İbrahim Çelebi için, adı bilinmeyen bir âlim tarafından, XV. yüzyılın başlarında yazılmıştır. Cevâhirü'l asdâf, ayetlere önce kelime kelime mana verilmesi bakımından satır-altı tercümelere, yer yer uzun tefsir parçaları ihtiva etmesi bakımından da tefsirlere benzemektedir. Fakat tercümelerden daha geniş ve tefsirlerden daha kısadır. Bu bakımdan bu eser bir çeşit "tefsirli tercüme" özelliği taşımaktadır.
Cevâhirü'l-asdâf'ın çok sade ve kolay anlaşılır bir dili vardır. Tercüme yapılırken örnekler insanların günlük yaşayışlarından seçilmiştir. İnsanların günlük hayatta kullandığı kelimeler kullanılmış, günlük hayattan örnekler verilmiştir. Rivayetler aktarılırken müellif sanki insanlarla konuşuyormuş, olayların içindeymiş gibi samimi bir üslup kullanmıştır. Bu da tefsirin halk için yazılmış bir eser olduğunu göstermektedir. Dilinin sade olması, örneklerin günlük yaşayıştan seçilmesi, kolay anlaşılır olması, sade ve samimi bir üslup kullanması, uzun tefsirlere nazaran hacim bakımından daha küçük olması gibi özellikleri Cevâhirü'l-asdâf'ın halk tarafından benimsenip çok okunmasını ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Eski Anadolu Türkçesi döneminde yazılmış Türkçe ilk tefsir olması ve taşıdığı dil malzemesi de onun değerini daha da artırmaktadır.
Cevâhirü'l-asdâf'ın çok sade ve kolay anlaşılır bir dili vardır. Tercüme yapılırken örnekler insanların günlük yaşayışlarından seçilmiştir. İnsanların günlük hayatta kullandığı kelimeler kullanılmış, günlük hayattan örnekler verilmiştir. Rivayetler aktarılırken müellif sanki insanlarla konuşuyormuş, olayların içindeymiş gibi samimi bir üslup kullanmıştır. Bu da tefsirin halk için yazılmış bir eser olduğunu göstermektedir. Dilinin sade olması, örneklerin günlük yaşayıştan seçilmesi, kolay anlaşılır olması, sade ve samimi bir üslup kullanması, uzun tefsirlere nazaran hacim bakımından daha küçük olması gibi özellikleri Cevâhirü'l-asdâf'ın halk tarafından benimsenip çok okunmasını ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Eski Anadolu Türkçesi döneminde yazılmış Türkçe ilk tefsir olması ve taşıdığı dil malzemesi de onun değerini daha da artırmaktadır.
- Taksit Seçenekleri
- Tüm KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim1.750,001.750,00
- Yorumlar
- Yorum yazBu Kitabı Henüz Kimse Yorumlamamış.
