Batı Düşüncesi Tarihi

Açıklama

Batı uygarlığının kurucu entelektüel temelleri neler? Batı uygarlığının yaşadığı entelektüel krizin nedenleri nerede gizli? Sekülerleşme, Batı düşüncesinin seyrüseferini nasıl etkiledi? Bilimsel, iktisadî ve entelektüel devrimlerin sonuçları neler? Postmodernizmin yol açtığı ontolojik evsizlik ve anlam krizi nasıl aşılabilir? Profesör Tarnas, bu kitabında, Batı düşüncesinin antik dönemden postmodern sürece kadar izlediği seyrüseferi nefes kesici bir dille anlatıyor ve özgün bir şekilde yorumluyor. Rönesans'ta Kopernik'in kozmolojik devrimiyle birlikte kozmosun ve insanın izafileştirildiğini; modernite sürecinde Descartes'ın metafizik devrimiyle birlikte, kozmosun, madde ve zihin olarak parçalandığını, Kant'ın epistemolojik devrimiyle birlikte ise insanın ve anlamın algılanan nesneden koparıldığını; bütün bu süreçlerin postmodern aralıkta, ontolojik evsizlik ve manevi yabancılaşmayla sonuçlandığını gösteriyor. Tarnas, insanlığın eşiğine sürüklendiği bu çok boyutlu varoluşsal bunalımdan çıkış yolunun, “katılımcı mistik” olarak tanımladığı, kozmosla insanı yeniden bütünleştirecek bir çabanın ortaya konulmasından geçtiğini ikna edici bir dille gözler önüne seriyor.
%25
730,00TL
547,50TL
Kazancınız : 182,50TL

Satış adedi : 1
Stokta yok

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786055976316
Boyut
:
130-195-
Sayfa Sayısı
:
817
Baskı
:
6
Basım Tarihi
:
2023-12-07
Çeviren
:
Yusuf Kaplan
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786055976316
1876988
Batı Düşüncesi Tarihi
Batı Düşüncesi Tarihi
547.5
Batı uygarlığının kurucu entelektüel temelleri neler? Batı uygarlığının yaşadığı entelektüel krizin nedenleri nerede gizli? Sekülerleşme, Batı düşüncesinin seyrüseferini nasıl etkiledi? Bilimsel, iktisadî ve entelektüel devrimlerin sonuçları neler? Postmodernizmin yol açtığı ontolojik evsizlik ve anlam krizi nasıl aşılabilir? Profesör Tarnas, bu kitabında, Batı düşüncesinin antik dönemden postmodern sürece kadar izlediği seyrüseferi nefes kesici bir dille anlatıyor ve özgün bir şekilde yorumluyor. Rönesans'ta Kopernik'in kozmolojik devrimiyle birlikte kozmosun ve insanın izafileştirildiğini; modernite sürecinde Descartes'ın metafizik devrimiyle birlikte, kozmosun, madde ve zihin olarak parçalandığını, Kant'ın epistemolojik devrimiyle birlikte ise insanın ve anlamın algılanan nesneden koparıldığını; bütün bu süreçlerin postmodern aralıkta, ontolojik evsizlik ve manevi yabancılaşmayla sonuçlandığını gösteriyor. Tarnas, insanlığın eşiğine sürüklendiği bu çok boyutlu varoluşsal bunalımdan çıkış yolunun, “katılımcı mistik” olarak tanımladığı, kozmosla insanı yeniden bütünleştirecek bir çabanın ortaya konulmasından geçtiğini ikna edici bir dille gözler önüne seriyor.
Kapat