Atan-A-Mayanlar - Türkiye'de Kamu İstihdamında Kayırmacılık

Açıklama

Türkiye'de kayırmacılık dolayımıyla şekillenen/işleyen toplumsal, siyasal, bürokratik mecrada kamusal kadrolar ve onların getirisi, tam anlamıyla bir "meta"ya dönüştürülmüştür, denebilir. Her ne kadar siyasi amaçlarla bu pozisyonların kullanımı önceden beri süregelen bir yöntem/işleyiş olsa da özellikle son yıllarda bu işleyiş o kadar billurlaşmıştır ki bu ilişkilerin gerçekleşebilmesi için yasal düzenlemeler yapılmasına varacak bir boyuta evirilmiştir. Siyasal kayırmacılığın uç bir boyutu olarak değerlendirilebilecek bu durum (radikal kayırmacılık), bir meta olarak kullanılan kadrolara talebin karşılanabilmesi için yeni kurumlar, kurullar, ünvanlar oluşturulması üzerinden de okunabilir. Kültür tanımlamalarında en önemli belirleyicilerin; toplumsal algıların, olguların, alışkanlıkların kuşaktan kuşağa aktarımı ve hayatın önemli alanlarını kapsaması olduğu düşünülürse Türkiye'deki kayırmacı ilişkilerin bir kültüre dönüştüğünden yani bir “kayırmacılık kültürü”nden söz edilebilir. Bu olgunun önemli bir sebebi ise mikro düzeyde aileden başlayarak ağabey, baba, aşiret lideri, milletvekili şeklinde ilerleyen ve genellikle geriatrik, patriyarkal bir içeriği olan himaye edilme alışkanlıklığı/ihtiyacıdır. Benzer şekilde Türkiye toplumunun makro düzeyde patrimonyalist, partikülarist inançsal ve kültürel kodlara sahip bir toplum olduğu söylenebilir. Bu kodlar, kültürel olarak Anadolu kültürünün aslında Roma dönemine kadar götürülebilecek (oikos) genlerinden yaygın bir inançsal anlayış olarak “şefaat” kurumuna kadar götürülebilir.
%10
407,00TL
366,30TL
Kazancınız : 40,70TL

Ortalama Temin süresi 3 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786253936181
Boyut
:
135-215-
Sayfa Sayısı
:
320
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2024-08-02
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
9786253936181
3568486
Atan-A-Mayanlar - Türkiye'de Kamu İstihdamında Kayırmacılık
Atan-A-Mayanlar - Türkiye'de Kamu İstihdamında Kayırmacılık
366.3
Türkiye'de kayırmacılık dolayımıyla şekillenen/işleyen toplumsal, siyasal, bürokratik mecrada kamusal kadrolar ve onların getirisi, tam anlamıyla bir "meta"ya dönüştürülmüştür, denebilir. Her ne kadar siyasi amaçlarla bu pozisyonların kullanımı önceden beri süregelen bir yöntem/işleyiş olsa da özellikle son yıllarda bu işleyiş o kadar billurlaşmıştır ki bu ilişkilerin gerçekleşebilmesi için yasal düzenlemeler yapılmasına varacak bir boyuta evirilmiştir. Siyasal kayırmacılığın uç bir boyutu olarak değerlendirilebilecek bu durum (radikal kayırmacılık), bir meta olarak kullanılan kadrolara talebin karşılanabilmesi için yeni kurumlar, kurullar, ünvanlar oluşturulması üzerinden de okunabilir. Kültür tanımlamalarında en önemli belirleyicilerin; toplumsal algıların, olguların, alışkanlıkların kuşaktan kuşağa aktarımı ve hayatın önemli alanlarını kapsaması olduğu düşünülürse Türkiye'deki kayırmacı ilişkilerin bir kültüre dönüştüğünden yani bir “kayırmacılık kültürü”nden söz edilebilir. Bu olgunun önemli bir sebebi ise mikro düzeyde aileden başlayarak ağabey, baba, aşiret lideri, milletvekili şeklinde ilerleyen ve genellikle geriatrik, patriyarkal bir içeriği olan himaye edilme alışkanlıklığı/ihtiyacıdır. Benzer şekilde Türkiye toplumunun makro düzeyde patrimonyalist, partikülarist inançsal ve kültürel kodlara sahip bir toplum olduğu söylenebilir. Bu kodlar, kültürel olarak Anadolu kültürünün aslında Roma dönemine kadar götürülebilecek (oikos) genlerinden yaygın bir inançsal anlayış olarak “şefaat” kurumuna kadar götürülebilir.
Kapat