Amok Koşucusu

Açıklama

1912 yılının Mart ayında, Napoli limanında olağan dışı bir kaza yaşanır. Ama gerçekler göründüğünden çok daha farklıdır. Gemideki yolculardan biri, talihsiz olaydan önce rastlaştığı bir doktorla uzun uzadıya sohbet edince öğrendikleri karşısında şaşkına döner. Sonrasındaysa yalnızca kendisinin bildiği hakikatlerden bahsederek olanı biteni açıklayıp sır perdesini aralar.

Hint Adaları'nda görev yapan bir doktorun hikâyesidir bu… Ve onun yardımına ihtiyacı olan zengin bir kadının… Kadın yardım ister, doktor bu talebi geri çevirir. Fakat sonra pişman olup kadının peşinden koşmaya başlar. Amansız bir amok koşusudur artık bu. Bir hezeyan, bir cinnet, bir delirme hâli… Öyle bir koşudur ki gemideki kazaya dek sürer.

Usta yazar Stefan Zweig bu büyülü hikâyesinde insanı çıldırtan ihtiraslardan, esiri olunan tutkulardan, pişmanlığın ve vicdan azabının sebep olduğu sefaletten bahsederken okuru, insanoğlunun sınırlarını sorgulamaya zorluyor.
21,00TL

Stokta yok

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
8690101757952
Boyut
:
125-195-7
Sayfa Sayısı
:
80
Baskı
:
7
Basım Tarihi
:
2020-11
Çeviren
:
Gülnur Bayazıt
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe
8690101757952
3700149
Amok Koşucusu
Amok Koşucusu
21
1912 yılının Mart ayında, Napoli limanında olağan dışı bir kaza yaşanır. Ama gerçekler göründüğünden çok daha farklıdır. Gemideki yolculardan biri, talihsiz olaydan önce rastlaştığı bir doktorla uzun uzadıya sohbet edince öğrendikleri karşısında şaşkına döner. Sonrasındaysa yalnızca kendisinin bildiği hakikatlerden bahsederek olanı biteni açıklayıp sır perdesini aralar.

Hint Adaları'nda görev yapan bir doktorun hikâyesidir bu… Ve onun yardımına ihtiyacı olan zengin bir kadının… Kadın yardım ister, doktor bu talebi geri çevirir. Fakat sonra pişman olup kadının peşinden koşmaya başlar. Amansız bir amok koşusudur artık bu. Bir hezeyan, bir cinnet, bir delirme hâli… Öyle bir koşudur ki gemideki kazaya dek sürer.

Usta yazar Stefan Zweig bu büyülü hikâyesinde insanı çıldırtan ihtiraslardan, esiri olunan tutkulardan, pişmanlığın ve vicdan azabının sebep olduğu sefaletten bahsederken okuru, insanoğlunun sınırlarını sorgulamaya zorluyor.
Kapat