ŞER’Î SIYASET Kavram, İlkeler ve Uygulama Makâsıd ve Maslahat Perspektifinden Bir İnceleme

Açıklama

Din ile siyasetin, kitap ile demirin, emanet ile kuvvetin bir araya
gelmesi; insanların dünya ve ahiret maslahatlarının korunması için
zaruridir. Bu iki alanın birbirinden koparılması ise fertlerin ve
toplumların hayatında düzenin bozulmasına, adaletin zayıflamasına
ve fesadın yayılmasına sebep olur.
Şer’î siyaset; yalnızca teorik bir kavram değil, şeriatın maksatlarını
içinde bulunulan şartlar, imkânlar ve gerçeklikler doğrultusunda
hayata geçirme çabasıdır. Bu yönüyle o, hem şeriatı derinlemesine
kavramayı hem de zamanın, toplumun ve şartların doğru okunmasını
gerektirir.
Rabbânî bir bakış, hükmü yalnızca bilmekle yetinmez; o hükmün
hangi şartlarda, hangi maslahatları gerçekleştirecek ve hangi zararları
giderecek şekilde uygulanacağını da gözetir. İşte şer’î siyaset, bu
basiretin ve sorumluluğun adıdır.
Bu eser; şer’î siyasetin tanımını, kaynaklarını, rükünlerini, maslahat ve
mefsedet dengesiyle ilişkisini, liderlik kararlarının mahiyetini ve din
ile otoritenin birlikte bulunmasının gerekliliğini ilmî bir çerçevede
ele almaktadır.
Geçmişte peygamberlerin, ardından da Raşid Halifelerin taşıdığı bu
sorumluluk; bugün de ümmetin birliği, adaletin tesisi ve dinin hayata
rehberlik etmesi açısından üzerinde dikkatle durulması gereken temel
meselelerden biridir.

%5
220,00TL
209,00TL
Kazancınız : 11,00TL

Ortalama Temin süresi 5 gündür.

Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786259066158
Boyut
:
13,5-21
Sayfa Sayısı
:
96
Kapak Türü
:
Karton Kapak
Kağıt Türü
:
İthal Kağıt
Dili
:
Türkçe
9786259066158
3850963
ŞER’Î SIYASET Kavram, İlkeler ve Uygulama Makâsıd ve Maslahat Perspektifinden Bir İnceleme
ŞER’Î SIYASET Kavram, İlkeler ve Uygulama Makâsıd ve Maslahat Perspektifinden Bir İnceleme
209

Din ile siyasetin, kitap ile demirin, emanet ile kuvvetin bir araya
gelmesi; insanların dünya ve ahiret maslahatlarının korunması için
zaruridir. Bu iki alanın birbirinden koparılması ise fertlerin ve
toplumların hayatında düzenin bozulmasına, adaletin zayıflamasına
ve fesadın yayılmasına sebep olur.
Şer’î siyaset; yalnızca teorik bir kavram değil, şeriatın maksatlarını
içinde bulunulan şartlar, imkânlar ve gerçeklikler doğrultusunda
hayata geçirme çabasıdır. Bu yönüyle o, hem şeriatı derinlemesine
kavramayı hem de zamanın, toplumun ve şartların doğru okunmasını
gerektirir.
Rabbânî bir bakış, hükmü yalnızca bilmekle yetinmez; o hükmün
hangi şartlarda, hangi maslahatları gerçekleştirecek ve hangi zararları
giderecek şekilde uygulanacağını da gözetir. İşte şer’î siyaset, bu
basiretin ve sorumluluğun adıdır.
Bu eser; şer’î siyasetin tanımını, kaynaklarını, rükünlerini, maslahat ve
mefsedet dengesiyle ilişkisini, liderlik kararlarının mahiyetini ve din
ile otoritenin birlikte bulunmasının gerekliliğini ilmî bir çerçevede
ele almaktadır.
Geçmişte peygamberlerin, ardından da Raşid Halifelerin taşıdığı bu
sorumluluk; bugün de ümmetin birliği, adaletin tesisi ve dinin hayata
rehberlik etmesi açısından üzerinde dikkatle durulması gereken temel
meselelerden biridir.

Kapat