Çağdaş İslâmî Bir Akım Olarak Türkiye'de 19'culuk
Açıklama
İslâm tarihi boyunca İslâm düşüncesinde çeşitli yorum farklılıkları var olagelmiştir. Bu
farklılıklara neden olan etkenler insanın düşünce yapısı ve dini metinlerin anlaşılma
biçiminden kaynaklanan sebepler olduğu gibi; sosyal, kültürel, coğrafi ve siyasi sebepler de
bu etkenler arasında yer almıştır. Bu yorum farklılıkları sonucunda birbirinden farklı birçok
mezhep, fırka ve dini akımlar oluşmuştur. Çalışmamızda çağdaş İslâmi bir akım olarak ele
aldığımız ve ülkemizde genellikle 19'cular olarak nitelendirilen grup tanıtılmaya çalışılacak;
19'cuların nasıl ortaya çıktığı, tarihsel arka planı, Türkiye'deki varlığı ve çalışmaları konu
edilecektir. Çağdaş İslâmî bir topluluk olan 19'cuların din anlayışları, dini anlama biçimleri ve
savundukları matematiksel 19 sistemi bu çalışmada tanıtılacaktır. Ayrıca matematiksel 19
sisteminin savunucuları ve bunların Türkiye'de nasıl bir etkiye sahip oldukları anlatılacaktır.
Çalışmamıza konu olan 19'cuların temel iddiaları Kur'ân'ın matematiksel bir şifre ile
korunduğudur. Kur'ân'ı bilgisayar ortamına aktaran Mısırlı biyokimyager Reşâd Halîfe (ö.
1990), Kur'ân'ın matematiksel olarak şifrelendiğini iddia etmektedir. Bu iddiaları dünya
çapında çeşitli kesimler tarafından kabul edildiği gibi Türkiye'de de bazı kişiler tarafından bu
iddialar kabul görmüş ve bu kişiler bu iddianın savunucusu haline gelmişlerdir. Türkiye'ye bu
akımı duyuran ve mezkûr anlayışın sıkı bir savunucusu olan kişi ise Edip Yüksel'dir. 1980'li
yıllarda Reşâd Halîfe'den etkilenen Edip Yüksel, radikal bir iddia ortaya koyarak "Kur'ân Bize
Yeter" düşüncesini benimseyerek bütün geleneği reddetmiştir. Bu bağlamda 19'cular sünneti
bağlayıcı bir delil olarak kabul etmeyip sert bir dille eleştirmişlerdir. "Kur'ân metninin 19
sayısına dayanan matematiksel bir şifreyle şifrelendiği ve bu yolla korunduğu" temel
görüşünden neş'et eden düşüncenin taraftarları, geçen zaman içinde sünnet ve hadis
metinlerinin dini kaynaklığı, Kur'ân tefsirinde farklı bir yaklaşım, tasavvuf geleneğine olumsuz
bakış, bilimsel veri ve teknik bazı gelişmeleri dini kaynaklık bakımından kullanma ve yaygın-
bilinen anlayıştan farklı amelî uygulamalar ile müstakil bir İslâmî-dini cemaat/topluluk
hüviyetine bürünmüş görünmektedir.
farklılıklara neden olan etkenler insanın düşünce yapısı ve dini metinlerin anlaşılma
biçiminden kaynaklanan sebepler olduğu gibi; sosyal, kültürel, coğrafi ve siyasi sebepler de
bu etkenler arasında yer almıştır. Bu yorum farklılıkları sonucunda birbirinden farklı birçok
mezhep, fırka ve dini akımlar oluşmuştur. Çalışmamızda çağdaş İslâmi bir akım olarak ele
aldığımız ve ülkemizde genellikle 19'cular olarak nitelendirilen grup tanıtılmaya çalışılacak;
19'cuların nasıl ortaya çıktığı, tarihsel arka planı, Türkiye'deki varlığı ve çalışmaları konu
edilecektir. Çağdaş İslâmî bir topluluk olan 19'cuların din anlayışları, dini anlama biçimleri ve
savundukları matematiksel 19 sistemi bu çalışmada tanıtılacaktır. Ayrıca matematiksel 19
sisteminin savunucuları ve bunların Türkiye'de nasıl bir etkiye sahip oldukları anlatılacaktır.
Çalışmamıza konu olan 19'cuların temel iddiaları Kur'ân'ın matematiksel bir şifre ile
korunduğudur. Kur'ân'ı bilgisayar ortamına aktaran Mısırlı biyokimyager Reşâd Halîfe (ö.
1990), Kur'ân'ın matematiksel olarak şifrelendiğini iddia etmektedir. Bu iddiaları dünya
çapında çeşitli kesimler tarafından kabul edildiği gibi Türkiye'de de bazı kişiler tarafından bu
iddialar kabul görmüş ve bu kişiler bu iddianın savunucusu haline gelmişlerdir. Türkiye'ye bu
akımı duyuran ve mezkûr anlayışın sıkı bir savunucusu olan kişi ise Edip Yüksel'dir. 1980'li
yıllarda Reşâd Halîfe'den etkilenen Edip Yüksel, radikal bir iddia ortaya koyarak "Kur'ân Bize
Yeter" düşüncesini benimseyerek bütün geleneği reddetmiştir. Bu bağlamda 19'cular sünneti
bağlayıcı bir delil olarak kabul etmeyip sert bir dille eleştirmişlerdir. "Kur'ân metninin 19
sayısına dayanan matematiksel bir şifreyle şifrelendiği ve bu yolla korunduğu" temel
görüşünden neş'et eden düşüncenin taraftarları, geçen zaman içinde sünnet ve hadis
metinlerinin dini kaynaklığı, Kur'ân tefsirinde farklı bir yaklaşım, tasavvuf geleneğine olumsuz
bakış, bilimsel veri ve teknik bazı gelişmeleri dini kaynaklık bakımından kullanma ve yaygın-
bilinen anlayıştan farklı amelî uygulamalar ile müstakil bir İslâmî-dini cemaat/topluluk
hüviyetine bürünmüş görünmektedir.
9786258910056
3833399
https://www.benlikitap.com/urun/cagdas-islami-bir-akim-olarak-turkiyede-19culuk
Çağdaş İslâmî Bir Akım Olarak Türkiye'de 19'culuk
224
İslâm tarihi boyunca İslâm düşüncesinde çeşitli yorum farklılıkları var olagelmiştir. Bu
farklılıklara neden olan etkenler insanın düşünce yapısı ve dini metinlerin anlaşılma
biçiminden kaynaklanan sebepler olduğu gibi; sosyal, kültürel, coğrafi ve siyasi sebepler de
bu etkenler arasında yer almıştır. Bu yorum farklılıkları sonucunda birbirinden farklı birçok
mezhep, fırka ve dini akımlar oluşmuştur. Çalışmamızda çağdaş İslâmi bir akım olarak ele
aldığımız ve ülkemizde genellikle 19'cular olarak nitelendirilen grup tanıtılmaya çalışılacak;
19'cuların nasıl ortaya çıktığı, tarihsel arka planı, Türkiye'deki varlığı ve çalışmaları konu
edilecektir. Çağdaş İslâmî bir topluluk olan 19'cuların din anlayışları, dini anlama biçimleri ve
savundukları matematiksel 19 sistemi bu çalışmada tanıtılacaktır. Ayrıca matematiksel 19
sisteminin savunucuları ve bunların Türkiye'de nasıl bir etkiye sahip oldukları anlatılacaktır.
Çalışmamıza konu olan 19'cuların temel iddiaları Kur'ân'ın matematiksel bir şifre ile
korunduğudur. Kur'ân'ı bilgisayar ortamına aktaran Mısırlı biyokimyager Reşâd Halîfe (ö.
1990), Kur'ân'ın matematiksel olarak şifrelendiğini iddia etmektedir. Bu iddiaları dünya
çapında çeşitli kesimler tarafından kabul edildiği gibi Türkiye'de de bazı kişiler tarafından bu
iddialar kabul görmüş ve bu kişiler bu iddianın savunucusu haline gelmişlerdir. Türkiye'ye bu
akımı duyuran ve mezkûr anlayışın sıkı bir savunucusu olan kişi ise Edip Yüksel'dir. 1980'li
yıllarda Reşâd Halîfe'den etkilenen Edip Yüksel, radikal bir iddia ortaya koyarak "Kur'ân Bize
Yeter" düşüncesini benimseyerek bütün geleneği reddetmiştir. Bu bağlamda 19'cular sünneti
bağlayıcı bir delil olarak kabul etmeyip sert bir dille eleştirmişlerdir. "Kur'ân metninin 19
sayısına dayanan matematiksel bir şifreyle şifrelendiği ve bu yolla korunduğu" temel
görüşünden neş'et eden düşüncenin taraftarları, geçen zaman içinde sünnet ve hadis
metinlerinin dini kaynaklığı, Kur'ân tefsirinde farklı bir yaklaşım, tasavvuf geleneğine olumsuz
bakış, bilimsel veri ve teknik bazı gelişmeleri dini kaynaklık bakımından kullanma ve yaygın-
bilinen anlayıştan farklı amelî uygulamalar ile müstakil bir İslâmî-dini cemaat/topluluk
hüviyetine bürünmüş görünmektedir.
farklılıklara neden olan etkenler insanın düşünce yapısı ve dini metinlerin anlaşılma
biçiminden kaynaklanan sebepler olduğu gibi; sosyal, kültürel, coğrafi ve siyasi sebepler de
bu etkenler arasında yer almıştır. Bu yorum farklılıkları sonucunda birbirinden farklı birçok
mezhep, fırka ve dini akımlar oluşmuştur. Çalışmamızda çağdaş İslâmi bir akım olarak ele
aldığımız ve ülkemizde genellikle 19'cular olarak nitelendirilen grup tanıtılmaya çalışılacak;
19'cuların nasıl ortaya çıktığı, tarihsel arka planı, Türkiye'deki varlığı ve çalışmaları konu
edilecektir. Çağdaş İslâmî bir topluluk olan 19'cuların din anlayışları, dini anlama biçimleri ve
savundukları matematiksel 19 sistemi bu çalışmada tanıtılacaktır. Ayrıca matematiksel 19
sisteminin savunucuları ve bunların Türkiye'de nasıl bir etkiye sahip oldukları anlatılacaktır.
Çalışmamıza konu olan 19'cuların temel iddiaları Kur'ân'ın matematiksel bir şifre ile
korunduğudur. Kur'ân'ı bilgisayar ortamına aktaran Mısırlı biyokimyager Reşâd Halîfe (ö.
1990), Kur'ân'ın matematiksel olarak şifrelendiğini iddia etmektedir. Bu iddiaları dünya
çapında çeşitli kesimler tarafından kabul edildiği gibi Türkiye'de de bazı kişiler tarafından bu
iddialar kabul görmüş ve bu kişiler bu iddianın savunucusu haline gelmişlerdir. Türkiye'ye bu
akımı duyuran ve mezkûr anlayışın sıkı bir savunucusu olan kişi ise Edip Yüksel'dir. 1980'li
yıllarda Reşâd Halîfe'den etkilenen Edip Yüksel, radikal bir iddia ortaya koyarak "Kur'ân Bize
Yeter" düşüncesini benimseyerek bütün geleneği reddetmiştir. Bu bağlamda 19'cular sünneti
bağlayıcı bir delil olarak kabul etmeyip sert bir dille eleştirmişlerdir. "Kur'ân metninin 19
sayısına dayanan matematiksel bir şifreyle şifrelendiği ve bu yolla korunduğu" temel
görüşünden neş'et eden düşüncenin taraftarları, geçen zaman içinde sünnet ve hadis
metinlerinin dini kaynaklığı, Kur'ân tefsirinde farklı bir yaklaşım, tasavvuf geleneğine olumsuz
bakış, bilimsel veri ve teknik bazı gelişmeleri dini kaynaklık bakımından kullanma ve yaygın-
bilinen anlayıştan farklı amelî uygulamalar ile müstakil bir İslâmî-dini cemaat/topluluk
hüviyetine bürünmüş görünmektedir.
- Taksit Seçenekleri
- Tüm KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim224,00224,00
- Yorumlar
- Yorum yazBu Kitabı Henüz Kimse Yorumlamamış.
